Kapadokya Gezi Rehberi | Anatomi

0
844

Kapadokya İç Anadolu’da çorak bozkırı ortadan ikiye bölen efsunlu bir yer. Nam-ı diğer adıyla Peri Bacalarının bacaları da, bölgenin efsuni havasını gerçek anlamda mistik kılar. Sanki evlerin girişi bacasındanmış gibi Macbeth cadılarına da göz kırpar. Ee haliyle Türkiye’nin en çok turist çeken bölgelerinden biridir Kapadokya. Hem yerli hem yabancı yıl içerisinde milyonlarca turist gelir. Tabii sadece Türkiye için değil, dünyada da eşine az rastlanır bir yer olması, Kapadokya’yı uluslararası bir üne kavuşturuyor. Şimdi burada yaptıklarımızdan bahsedelim.


1.Gün
 Sabahın erken saatlerinde Kayseri’den kalkan servislerle(Yetişkin 8 TL – Öğrenci 7 TL) Ürgüp’e vardık. Ürgüp’te fazla oyalanmadan da Ortahisar’daki Patiska Cave House isimli önceden, tanıdık vasıtasıyla ayarladığımız otele gittik. Butik bir mağara oteliydi. Tüm odalarını kiralayınca( zaten hepi topu 4 odası vardı) otelin anahtarını direkt bize verdiler:) Normal fiyatı kişi başı 230tl idi ama tanıdık olmanın avantajıyla 50tl’ye kalmış olduk. Bununla birlikte otel odaların fiyatları sizi çok yanıltmasın, geceliği 30tl olan çok güzel mağara otellerde var. Kapadokya’da hemen hemen her otel güzel.
 Avanos’ta Çömlek Yapmayı İhmal Etmeyin
 Otele bavulları yerleştirince hemen Avanos’a geçtik. Avanos özellikle seramik atölyeleriyle meşhur. Dünya çapında bir üne sahip. Burada yapılan seramikler binlerce lira değerinde satılıyor. Bizim girdiğimiz atölyede bizde küçük bir vazo yaptık. 5 lira veriyorsunuz ve oradaki sorumlunun da yardımıyla hayal gücünüzü kullanıyorsunuz.
 Muhteşem Bir Açık Hava Müzesi, Göreme Açık Hava Müzesi
 Avanos’tan sonra Göreme’ye geldik. Göreme’de bisiklet kiralayıp hem spor yapalım hem de gezelim dedik. Ayrıca çocukluktan beridir bisiklete binmediğimizi farkedince bizim için güzel bir fırsat oldu. Bisikletlere atladığımız gibi gün içerisinde 30-40 km pedal çevirdik. Evet çok yorucu duruyor ama gezi ruhuna değdi. Göreme’de özellikle şuraya gitmelisiniz diyeceğim bir yer yok zira her yer gidilmesi gereken yerler kategorisine rahatça girer. Her yerin manzarası birbirinden güzel. İstediğiniz yerde duraklayıp dinlenebilir, istediğiniz yere girebilirsiniz. Göreme’den bahsetmişken Göreme Açık Hava Müzesi ve Zelve Açık Hava Müzesi’nden de bahsetmek gerekiyor. Fakat buraları içimizden sadece Ömer gezdiği için size uzun uzadıya anlatamayacağım. Ama kesinlikle gidip görülmesi gereken yerler olduğunu Ömer ısrarla belirtiyor size.
 Kapadokya’da özellikle bahsedilmesi gereken ayrıntılar var. Mesela Ürgüp, gece hayatıyla ön planda. Ortahisar ve Uçhisar aslında ilçe halkının yaşadığı yerler ama buradaki butik otellerin de manzarası Kapadokya’nın diğer yerlerinde yok. Özellikle Uçhisar Kalesi geceleri şahane bir seyir zevki veriyor. Göreme Kapadokya’daki en bilindik yer olmasına karşın gece hayatına dair en ufak bir şey yok. Burada özellikle 4-5 yıldızlı oteller, lüks ve otantik caddeler ön plana çıkıyor. Akşam saatlerinde buraları arşınlamak oldukça keyifli. Ayrıca Kapadokya genelinde uzakdoğulu turistler inanılmaz fazla. Bu insanların garip kültürleri de bazen sizi dumura uğratabilir. Mesela yanınızda hiç çekinmeden yellenen Japon teyzeler:)
 Akşam Göreme’de güzel bir yemek yedikten sonra Ortahisar’daki muhteşem manzaralı:) otelimize geri döndük. Hemen bir çay demleyip yanına da atıştırmalıkları aldıktan sonra gece boyunca koyu bir sohbete daldık…

 

 2. Gün


 Meşhur Asmalı Konak

 Sabah uyanınca Uçhisar’da güzel bir pide yedik. Şimdi ismini hatırlamıyorum ama hayatımda yediğim en güzel peynirli pideyi orada yedim diyebilirim. Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra Uçhisar çevresini gezdik. Hediyelikler aldık ve Uçhisar Kalesine çıktık. Sonrasında meşhur Asmalı Konak’a gittik. Belirtmeliyim ki Asmalı Konak’ta hiçbir şey yok. Emsallerini Kapadokya’nın her yerinde görebileceğiniz basit bir konaktan ibaret. Ama popüler olmasından dolayı yoğun bir ziyaretçisi var.

 2. gün pek gezmedik. Hatta Kapadokya’nın kendisini ciddi anlamda hakkını vere vere gezmedik diyebilirim. İşin özünde gerçek gezginlerseniz 2 günde sindirilebilecek bir yer değil Kapadokya. Mesela çok rağbet gören bir etkinlik olan balona binemedik malesef. 4-5 gün öncesinden başvurmamıza rağmen neredeyse tüm balonlar dolmuştu. Kalanlar da yüksek fiyatlıydı. Eğer Kapadokya’ya yakınsanız birkaç kez gelip farklı farklı yerlerine yeterince vakit ayırmanızı öneririm.Bir sonraki yazıda görüşünceye dek.. 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin