Kayseri Gezi Rehberi | Anatomi

0
1087
 Biliyorsunuz ki sitemizin genel işleyişi, gittiğimiz yerler hakkında anatomi ve patoloji başlıklarına göre yazı yazmak. Okul dönemi içerisinde Kayseri’de yaşayan insanlar olarak sitemizin genel formatına uygun içerik çıkarmak biraz zor 🙂 Ama siteye farklı illerden ve farklı ülkelerden insanlar girdiği için formata uygun yazıyı yazmak gerekiyordu. Bu sebeble Kayseri’yi ziyaret edecekler adına planlı bir anatomi ve yapmamanız gerekenlere uygun bir patoloji yazısı yazacağım.  Onun haricinde Kayseri’ye dair daha spesifik yeni yazılar yine gelecek.
 1.Gün
 Kayseri civar illere göre büyük olduğu için nispeten işlek bir havaalanı var. Bu sebeble Kayseri’ye büyük şehirlerden uçak bileti fiyatları da çok pahalı değil. Mesela İstanbul’dan gidiş geliş uçak biletini 80tl ile 120tl arasına çok rahat bulursunuz. Yine İzmir’den, Antalya’dan 100-120 lira arasına uçak bileti bulmak mümkün. Bunun haricinde Ankara’dan 20tl’ye trenle 6buçuk saatte gelinebilir. Velhasıl Kayseri’ye sabahın erken saatlerinde vardığınızı düşünürsek, ee önce bir sucuklu, pastırmalı kahvaltı yapalım değil mi? 🙂 Belirtmeliyim ki Kayseri’de yerel tatları doğru düzgün tadabileceğiniz mekan yok denilecek kadar az. Fakat size kahvaltı için Gubate Restoran ve Kahvaltı Evi’ni önerebilirim. (Mevlana Mah. Mehmet Akif Ersoy Cad. Aydın Sitesi 38280 Talas) Kayseri’nin sevilen kahvaltı evlerinden biri olan Gubate Restoran, aslen Çerkez mutfağından yemekler yapıyor. Kayseri’de de Çerkez halkı yoğun olarak yaşadığı için, Çerkez mutfağını keşfetmek için de güzel bir adres.
Kayseri’nin En Güzel Köşelerinden Biri, Eski Talas
 Kahvaltı yapmak için Talas’a geldiniz. Talas, Kayseri’nin öğrenci merkezli yeri olduğu için dört bir tarafı kafelerle dolu. Şimdi kahvaltının üzerine güzel bir kahve içme de ve biraz da şehri turlamada. Bunun için kahvaltı evinden çıktıktan sonra, Eski Talas’a gidin. Bir tür old town konsepti olan bu yer, tarihi Talas evlerini ve konaklarını görmek için oldukça güzel bir mekan. Sokaklarında gezindikten sonra açık olan kafelerden birine girebilirsiniz. Her biri güzel ve nezih. Fakat onun yerine kahveyi çok daha güzel yapan bir yere gitmek için biraz bekletelim olur mu? Önce Eski Talas’ın hemen yukarısındaki Yaman Dede Cami/ Panaya Kilisesi’ne gidin. Hem Kayseri’ye şöyle bir tepeden bakın, hem de bu Osmanlı eserini içinize çekin. Genellikle namaz vakitlerinde açılan bu cami, eski bir kilise. Talas eskiden, Ermeni ve Rumların yaşadığı bir bölge olduğu için, taşraya göre oldukça görkemli bir kilise inşa edilmiş o dönemlerde. Cumhuriyet ilanıyla da camiye çevrilmiş.
Yaman Dede Cami, 19.yy’da yapılan eserde dönemin mimari üslubu göze çarpıyor.

 

 Panaya Kilisesi’nden sonra Talas’ın ana caddesi Atatürk Bulvarı’nı takip edin ve LafLafa’da durun. (Atatürk Blv No:4, Bahçelievler Mahallesi, 38280 Talas/Kayseri, Türkiye) Buranın kahvesi ciddi anlamda güzel. Hatta Kayseri’de en iyisi. Buranın kahvesini içmeden Talas’tan ayrılmayın. Kahveyi içtikten sonra ver elini Kayseri Meydanı. Kayseri Meydanında Keşfedilecek Çok Yer Var

Kayseri meydanı ferah ve geniş bir meydan. Fotoğraflanacak tarihi yapıları var. Onun haricinde gezilebilecek olan, Kayseri Kalesi, kapalı çarşısı, yeraltı çarşısı var.  Kale malesef 2 senedir kapalı. Çünkü büyük bir dönüşüm ve restorasyon içerisinde. Önümüzdeki seneye açılacak gibi. Kapalı çarşı, İstanbul’daki çarşının aynısı. Bu çarşıda onun gibi tarihi. Yeraltı çarşısı ise Türkiye’nin başka yerinde olmayan bir çarşı tipi. Tüm Kayseri meydanının altı bir çarşı şeklinde. Özel bir mekan değil ama farklı olmasından dolayı girilmeli. Kapalı çarşıya girdikten sonra diğer ucu Cami Kebir’e açılır. Bu Selçuklu yapısını da görün. Özellikle mimari tutkunları, caminin minaresini görünce ne demek istediğimi anlayacaklardır.

Şehrin meydanındaki Hilton Oteli’nden meydan manzarası
 Kayseri’ye Gelince Pöç Yemeden Dönmek Olmaz
 Cami Kebir’den sonra bir yemek yeme vakti. Kayseri’nin pöç yemeği ünlüdür. Ki Kayseri’de de gerçekten güzel yapılır. Bunun adresi de Bağdat Pöç, Tandır. (Kiçikapı Mah. Vatan Cad. No:34/B (Şeker bank Arkası) Melikgazi / KAYSERİ) Cami Kebir’e çok yakın olan bu restoran eğer size uygun değilse az ileride eski Kayseri mahallesi var. Burayı kime sorsanız gösterir. Önce mahalleyi gezin sonra Avlu Restoran’da Kayseri tavası yemeğinin tadına bakın.
 Kayseri’nin İstiklal Caddesi, Millet Caddesi
 Karnınızı doyurduktan sonra eski Kayseri mahallesinin hemen yanındaki tarihi Kayseri Lisesi’ne gidin. Artık bir müzeye çevrilmiş olan bu lise, gerçekten birçok yönüyle güzel bir yer. Müzeyi gezdikten sonra da yönünüzü Düvenönü’ne verin. Kayseri çarşısının en yoğun ve en işlek olduğu bu caddede güzel mağazalar var. Eğer Düvenönü mağazalarını beğenmezseniz 27 Mayıs Caddesi ve Millet Caddesi taraflarına da gidebilirsiniz. Bir tür İstiklal Caddesi olan bu caddeler, özellikle kadın giyiminde lükse önem verenlerin uğradığı yerlerden. Düvenönü’nü gezdikten sonra Gevher Nesibe ve Selçuklu Müzesine gidin. Dünyanın ilk tıp fakültesi olan bu yer, ayrıca Selçuklu zamanında hastalara nasıl hizmet verildiğini çok güzel bir şekilde ortaya koyuyor.
Milli Mücadele Müzesi, Kayseri Lisesi
Gevher Nesibe Tıp Müzesi
 Müzeden sonra Hunat Hatun Külliyesi’ne gidip bir çay için ve buradaki atölyeleri inceleyin. Sonrasında yine yanı başındaki Hunat Cami’ye girebilirsiniz. Kayseri’nin en büyük camisi olan bu cami yine Selçuklu döneminden kalma. Tabii burada tek tek size tüm Selçuklu eserlerini sayamam. Zira Kayseri’de çok yoğun bir şekilde Selçuklu eserleri bulunur. Şehrin dört bir tarafını camiler, kümbetler, kervansaraylar, medreseler kaplamıştır. Kısaca tarihi olan her yerin başında durup inceleyebilirsiniz. Mesela Kayseri’de Roma döneminden kalma şehrin göbeğinde bir eser vardır.(kale hariç) Fakat Kayseri halkının çoğu bu eseri bilmez. Kayseri’de birçok Osmanlı eseri bulunur. Halkın çoğu bunları bilmez. Kısaca Kayseri’de çok yoğun bir tarih yatar. Ve her zaman gördüğümüzden midir nedir bilinmez, insanlar birçoğunun farkında bile değildir. Artık gezginler keşfetsin 🙂
Erciyes’in Havasını Alternatif Olarak Hacılar’da Soluyun

 Hunat Hatun Medresesi’nden sonra yönünüzü Sivas Caddesi’ne verin. Bu uzun yolun üzerinde Forum Kayseri, birbirinden farklı lüks/orta düzeyde/ucuz mağazalar, kafeler, Kayseri Park AVM, İpeksaray AVM bulunur. AVMlerin ilersinde de Mazakaland- Harikalar Diyarı var. Lunaparka gitmek isteyen ve hayvanat bahçesi gezmek isteyenlerin gidebileceği çok geniş bir alan. Fakat burayı özellikle öneriyorum diyemeyeceğim. AVM gezmeye mi geldik diyorsanız, buyrun Erciyes’e. Erciyes’in Hacılar kapısına gidin ilk. Vardığınız istasyonda gondolla yukarıya çıkın. 10dakikalık bu yolculukta Erciyes’in zirvesine oldukça yaklaşıyorsunuz. Yukarıda da Lifos Restoran var. Burada Erciyes’ten toplanan dağ elmalarının güzel bir tatlısını yapıyorlar. Bu tatlıyı yerken ve içeceğinizi yudumlarken tüm Kayseri’yi ve Lifos’u izleyebilirsiniz. Buradan sonra zaten vakit akşam olur.
 Şimdi sıra güzel bir akşam yemeği yemede. 2 önemli yer var. Biri Kemal Koçak, (Nurihas Mahallesi, Erciyes Blv. No:30, 38050 Melikgazi/Kayseri) bir diğeri Elmacıoğlu İskender (Kılıçaslan Mahallesi, Mustafa Kemal Paşa Blv. No:56, 38030 Melikgazi/Kayseri) Kemal Koçak, steakhouse restoranı. Elmacıoğlu ise aslen iskender yapıyor ama geleneksel Kayseri yemeklerini ve tatlılarını burada tadabilirsiniz. Ve başarılılar da. Artık tercih sizin 🙂
Kemal Koçak
 Yemekten sonra otelinize dönebilirsiniz. Ya da tekrar Talas’a gidip canlı müzik dinleyebilirsiniz. Onun haricinde Kayseri’de gece hayatı yok. İyi geceler 🙂
 2.Gün

 2.gün uyandığınızda yapmanız gereken şey, kahvaltınızı yaptıktan sonra Sultan Sazlığı’na gitmek. Burayı size hiç anlatmayacağım, başlı başına bir yazı olan Sultan Sazlığı gezimizi okumak için Sultan Sazlığı

 3.Gün
 Kayseri’de kesinlikle görülmesi gereken yerlerin başında bana kalırsa Kapuzbaşı Şelaleleri gelir. Kayseri merkeze 180km uzaklıkta, Erciyes yolu üzerinden 145km uzaklıktaki bu cennet, dünyanın en büyük 2. Avrupa’nın ise en büyük şelalesidir. Dik ve sarp Torosları yarıp gelen bu şelale, görenleri ilk başta hayrete düşürecek kadar güzel ve hiddetli. Zaten yol boyunca, son 30-40 kilometresinde  muhteşem ve bir o kadar da ürkütücü dağlar ve gürle akan Zamantı Irmağı’nın kolları eşlik eder. Kapuzbaşı tam 1 günün ayrılması gereken yerlerden biri. Kapuzbaşı ile alakalı yazımız için: Kapuzbaşı
 3.günün sonunda da Kayseri’de daha fazla kalmayı gerektirecek bir şey yok. 🙂 Kayseri patoloji yazısıyla görüşmek üzere 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin