Gezi ve Hekim | Nepal

0
522

Sadece derin bir nefes alın ve rahatlayın… Nepal’e hoşgeldiniz.

 Dünya’nın çatısı. Nepal için söylenen bu söz hiç de yanlış olmaz; zira Himalayalar ve Everest ile çevrelenmiş bu topraklarda boyut kavramı sizin için farklı bir anlam kazanacak. Güney Asya’da yer alan bu küçük sayılabilecek ülke; insanlık için büyük adımların atıldığı bir yer aslında, çünkü Buddha’nın doğduğu topraklar burada. Milyonlarca insanı yıllarca etkilemiş bir dinin temelleri bu topraklarda atılmış. Haliyle ülke, UNESCO tarafından koruma altına alınmış onlarca tapınağa da ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda dünyanın en büyük 10 dağından 8’i Nepal’de bulunuyor.  Doğa ile humanizmin, felsefenin yin ve yang gibi iç içe girdiği Nepal’de vakit geçirmek, oldukça ufuk açıcı olurdu diye düşünüyoruz, Gezi M.D. ekibi olarak.

Nepal’e vize durumu nedir?

Nepal’e, birkaç Orta Asya ve Afrika ülkesi dışında kapıdan vize ile giriş yapılıyor. Kalacağınız gün sayısına göre çok cüzi bir ücret ödeyerek vizenizi edinebilirsiniz. Ülke, turizmi 1 numaralı geliri kabul ettiği için vizelerde çok sorun çıkarmıyor.

Ücretler;          15 gün – 25 ABD$
30 gün – 40 ABD$
90 gün – 100 ABD$ şeklinde.

Nepal’e gitmeye karar verdim, hangi sağlık önlemlerini almalıyım?

Öncelikle, rutin aşılarınızın (Kabakulak-Kızamık-Kızamıkçık, Difteri-Tetanos, Su Çiçeği, yıllık Grip aşısı vb.) tam olmasına dikkat etmeniz, her seyahatte olduğu gibi önem taşıyor. Bunların dışında CDC’nin tavsiye ettiği aşılar; Hepatit A ve Tifoid aşıları. Nepal’de ziyaret edilecek bölgeye göre değişen diğer bir aşı ise, Japon Ensefaliti Virüsü aşısı. Aynı zamanda ülkenin kırsal alanlarında bulunmayı düşünüyorsanız, sivrisineklere dikkat etmenizi tavsiye ederiz; zira Japon Ensefaliti ve Sıtma, sivrisinekler aracılığıyla taşınmakta.

Nepal’de sağlık sistemi nasıl?

Nepal’de sağlık sistemi maalesef ki zayıf. Her bin kişiye düşen doktor sayısı 0.2 (Türkiye’de bu oran 1.7), bu oran ile belki dünyanın en kötülerinden değil, fakat kesinlikle yetersiz. Toplam 17 bin doktor var. Doktorların yaklaşık yarısı başka ülkelerden geliyorlar. 5 yaş altı çocuk ölümlerinde 59. sırada olan Nepal’de bu oran ümit verici şekilde iyi bir gelişme gösteriyor. Ortalama beklenen ömür, 68 yaş. Toplam nüfus yaklaşık 28 milyon.

Nepal’e ne zaman gidilir?

Nepal yılın her ayında ılıman bir iklime sahip, bu nedenle üşümeden her zaman gezilebilir; fakat turistlerin dikkat ettiği nokta dağların görünürlüğü. Sonbahar’da hava daha kuru olduğundan sis gibi manzarayı etkileyen hava olayları daha az meydana geliyor, bu sebeple Eylül – Aralık ayları arasında ziyaret edilmeli.

Nereyi gezmeli, görmeli?

1-) Başkent Kathmandu, Nepal ziyaretinin vazgeçilmez noktası olmalı. Boudhanath Stupa, Pasupathinath Tapınağı, Swayambhunath Tapınağı ve daha onlarcası, budizmi ve hinduizmi hissetmek, onların humanist öğretilerine kulak vermek için görülmesi gereken tapınaklar. Aynı zamanda Durbar Meydanı’na da uğramadan olmaz, çünkü bu meydanda da irili ufaklı bir çok tapınak mevcut, aynı zamanda yaşayan tanrıça Kumari’nin evi de bu meydanda bulunuyor. Belli saatlerde Kumari avludan dışarı bakıp halkı selamlıyor. Patan da Kathmandu’ya gidildiğinde uğranması gereken bir nokta, öncesinde Nepal’deki krallığın başkenti bu bölgeymiş; şehrin merkezine göre daha sakin, ve daha Budizm odaklı bir yer. Bunlar dışında trekking meraklıları için bir çok patika, Nepal Ulusal Müzesi başta olmak üzere bir çok müze vb. görülebilecek yer mevcut.

Stupa, Budizm tapınaklarına verilen isimdir, aynı zamanda Buddha’nın öğretileri, bıraktığı izler anlamına da gelir. Boudhanath, dünyanın en büyük stupası. Boudhanath, 1979’da UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi. 2015’te Nepal’i vuran depremde büyük hasar gördü fakat hızlıca restore edildi. Nepal’e gelen turistlerin en uğrak mekanı burası; günlük hayatımızda sık kullandığımız Nirvana kelimesine gerçek anlamda bu tapınakta ulaşıyor, çoğu budist. Çevresinde kurulan küçük pazarlarda uygun fiyatlara hediyelik eşya almak mümkün.

Tapınaklardan devam edecek olursak, 2. sırayı Swayambhu almalı. Bulunduğu bölge ismini Tibetçe’den alıyor; “yüce ağaçlar” demek, çünkü bulunduğu tepe bir çok türden ağaçlarla kaplı. Budist hacıları için en kutsal bölgelerden sayılan bu tapınak kompleksi içinde hem bir stupa, hem de bir çok türbe ve tapınak barındırıyor. Stupa’nın tavanında Buddha’nın gözlerinin dört yana da baktığı kübik bir yapı bulunuyor. Buddha’nın gözleri bilgelik ve tutkuyu temsil ediyor. Swayambhunath’a ulaşmak için 365 basamaktan oluşan tek parça bir merdiven var. Burada da alışveriş yapılabilecek pazarlar mevcut.

 Budizm’in yanı sıra halkın büyük çoğunluğunun inandığı Hinduizm ile ilgili tapınaklar da Nepal’in dokusunu oluşturan ögelerden. Bunlardan ilk akıla gelen Pashupatinath Tapınağı. Tapınak, hinduizm inancına göre yerel tanrılardan Pasupathinath’ın tahtı olarak değerlendiriliyor. Hindu inancının en kutsal yerlerinden birisi olarak görülen bu tapınak, 1979’da UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne dahil edildi. Tapınağın Maha Shivaratri isimli festivali, her yıl festival gününde yaklaşık 800.000 sofunun burayı ziyaret etmesini sağlıyor.

Ee bir şehrin meşhur bir meydanı da olmazsa olmaz, söz konusu Durbar Meydanı ise meşhur ve otantik diyebiliriz. Eski şehrin kalbi olarak tanımlanan bu meydanda, 12-18. yy’dan kalma binalar sizi selamlıyor. Yaşayan tanrıça Kumari’nin evi de meydanda yer alıyor; Tanrıça her gün belli saatlerde avludan dışarı bakarak halkı selamlıyor, fakat fotoğraf almanıza kesinlikle izin yok. Yine burada da irili ufaklı bir çok tapınak, türbe bulunuyor; fakat dikkatinizi en çok çekecek şeylerden birisi kuş populasyonu. Her yer kuşlarla dolup taşmış vaziyette 🙂 Pazar yerine de uğramadan ayrılmamalı.

Yaşayan Tanrıça Kumari’nin Evi

Singapur’un Orchard Road’ı kadar şaşaalı olmasa da, Kathmandu’nun da Thamel‘i var. Turistlerin ilgi odağı olan bu dar caddede hediyelik eşyalar, dağcılık ekipmanları, yerel yiyecekler, müzik cd’leri ve daha bir çok şey satılıyor. 2011’de, cadde tamamiyle bedava Wi-Fi alanı haline geldi, bu özelliğiyle Nepal’in ilki. Hippi esintisini sonuna kadar hissedebileceğiniz, ilham verici bir cadde.

Kültür curcunasına bulanmış bir vaziyettesiniz. Bir çok öğretiden bir çok öğütler aldınız, gözlemlediniz. İç huzurunuzda bütün bunları harrmanlamak isterseniz, rotanız Garden of Dreams, yani Rüyalar Bahçesi. Fazla söze gerek yok sanırım, Namaste.

2-) Nepal, trekking konusunda world-class rotalara sahip ülkelerden, zira dünyanın en yüksek dağları burada bulunuyor. Bu rotalardan en bilineni Annapurna Sıradağı’nı kapsayan rota. Annapurna Sıradağı, ismini Hindu inancından alıyor; Hasat Tanrıçası anlamında. Sıradağ, dünyanın en uzun 10. dağı, zirvesinde yükseklik 8091m’ye ulaşıyor. Trekking rotası da sıradağları daire içine alacak şekilde ilerliyor. Rota uzunluğu, başladığınız noktanın konumuna göre 160-230 km arasında değişkenlik gösteriyor, aynı zamanda 2 ayrı nehir vadisi üzerinden geçiyor. Rota genellikle Besisahar’dan başlıyor, bölge Kathmandu’dan 7 saatlik araba mesafesinde. Rota esnasında ulaşılan en yüksek nokta Thorong La geçidi, buranın rakımı 5416m. Yol boyunca görülen bir çok yapının kültürel değişimlerini fark ediyorsunuz, alt rakımlarda Hindu köyleri ve yaşantılarına denk gelirken yükseldikçe Tibet kültürü sizi karşılıyor. Kültürel değişimlerin yanı sıra, rota boyunca iklimde bile değişiklikler oluyor; örneğin 600m rakımda tropikal iklim varken Thorong La bölgesinde kutup iklimi görülüyor, bu sebeple uygun hazırlık yapmak önem arz ediyor. Burası, bir çok otorite tarafından dünyanın en iyi uzun trekking rotası kabul ediliyor. Yol boyunca görülen manzaralar nefes kesici güzellikte, kesinlikle görmeye değer.

Thorong La Geçitinde Sizi Karşılayan Tabela

3-) Annapurna trek rotası benim için fazla, ama yine de sıradağı görmek istiyorum diyorsanız, Poon Tepesi trek rotası sizin için var. Asıl Annapurna rotasına göre çok daha kolay ve kısa olan bu yolda, seyir noktasının yüksekliği 3210m. Sıradağın yüceliğine tanıklık ederkenki öforinize kısa bir ara verip otantik ve klasikleşmiş tabelada fotoğraf çekinmeyi unutmayın. 🙂

4-) Dünya’nın bir ucundan diğer ucuna, Nepal’e kadar kalkıp geldiniz. Everest’i görmeden olur mu hiç? E o zaman sizi Sagarmatha Ulusal Parkı‘na alalım. Bu park, ülkenin kuzeydoğusunda, Çin ile sınırında kalıyor. Park, 1979’da UNESCO Dünya Mirası Alanı Listesi’ne dahil ediliyor, bu bağlamda Nepal’in ilk Dünya Mirası Alanı listesine giren parkı olmuş oluyor. Sagarmatha kelimesi “gökyüzü’nün başı” anlamına geliyor. Park, ender kuş türlerine ev sahipliği yaptığından BirdLife tarafından da korunaklı bölge ilan edilmiş. Parkın en yüksek noktası Everest Dağı’nın zirvesi, 8828m’ye ulaşıyor, bu bağlamda dünyanın en yüksek dağı. Parkın büyük çoğunluğu rakım sebebiyle tundra iklimine sahip, sadece %3’ü ağaçlardan oluşuyor. Çok nadir türlerden kırmızı panda, kar leoparı gibi memeliler de burada yaşıyorlar.

5-) Felsefeler ve kültürlerden sıyrılıp doğaya karışmaya başladığımıza göre, Chitwan Ulusal Parkı‘ndan bahsetmemek de olmaz. Nepal’in ilk ulusal parkı olma özelliğine sahip bu yer, 1984’te UNESCO Dünya Mirası Alanı Listesi’ne giriş yapmış. Parkın azımsanamayacak bir kısmı vahşi hayatı sürdürmek adına koruma altında, özellikle Bengal kaplanları bu bölgede korunmakta. Chitwan kelimesi “ormanın kalbi” anlamında. Parkın bugünki haline gelmesindeki en büyük etken gergedanlar olmuş, sayıları 800 civarındayken bölgenin yerleşime açılması ve DDT kullanımı gergedanların sayısını 80’e kadar düşürmüş, Nepal’de bu gidişe bir dur demek için bölgeyi korumaya almış. Parkta tropikal iklim hakim, geniş yapraklı ağaçlar parkın %70’ini oluşturuyor, yani oldukça yeşil bir alan. Aynı zamanda parkta Nepal’de hiç bir yerde olmadığı kadar kuş türü bulunuyor, yaklaşık 600 tür kuş parkın semalarında bulunabiliyor. Nepal’in uzun süredir en turistik noktalarından biri olmayı başarmış parkta safari yapmak da mümkün. Parka Sauraha isimli bir köyden ulaşım sağlanıyor, bu köy zamanla turist gettosu halini almış, Kathmandu’dan yaklaşık 170km uzaklıktaki bir şehirden iki saatlik yolculuk ile ulaşılıyor buraya. Egzotik fil safarilerini de es geçmemek istiyorsanız uğramalısınız.

Fil Safarisi
Parktaki Rapti Nehri

Biz bir çok yer saydık, ama Nepal, saymakla bitmiyor. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere! 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin