Mimari Açıdan En İyi 8 Şehir

1
4052

Bir şehre dair ilk izlenimler genellikle neyle olur? İzlenime en açık olan duyu organımız göz olduğu için muhtemelen gözle görebildiğimiz alanların güzelliği, bir şehre dair ilk izlenimimizi oluşturur. Haliyle o şehrin imarı, mimarisi ve detaylardaki inceliği, bu ilk izlenimin kalitesini belirliyor. Bu anlamda da şehirleri süsleyen yapılar, ya modern mimarinin elinden çıkan gökdelenler ya da tarihi yapılar oluyor. Modern mimari; daha düzenli, daha sade, daha minimalist bir tavır sergilerken, tarihi yapılar genel olarak ihtişamıyla ön plana çıkıyor. Tabii ilk izlenimlerin yanında bu yapılar, gezginleri cezbedecek güce de sahipler. Mimari tutkunu olsun olmasın hemen herkes estetik yapıları görmek ve incelemek istiyor. Kısaca bir şehre gezi düzenlemek için mimari, önemli bir unsuru oluşturuyor.

Dünyada, zevkli mimarların elinde şekillenmiş gerçekten güzel şehirler var. Modern şehirler noktasında bildiğimiz gökdelenlerin aksine daha farklı ve daha incelenesi olanları var. Aynı durum yine uzun yıllardır ayakta duran şehirler için de geçerli. Bunlar da zerafete sahip tarihi yapılarıyla diğerlerinden ayrılıyor. Bizde bu yazıyı bu sebeble iki başlık altında toplayacağız. Biri modern mimari açısından en iyi şehirler, diğeri ise tarihi yapılar açısından en iyi şehirler.

Modern Mimari Açısından En Önemli Şehirler

1) New York, ABD

Her ne kadar nüfusundan dolayı kalabalık ve sıkışık bir şehir haline dönüşse de modern mimarinin başlangıç şehri olan New York, halen birbirinden önemli ve birbirinden güzel yapılara ev sahipliği yapıyor. Özellikle 1. ve 2. Dünya Savaşı zamanlarından kalmış yüksek binalar, New York’un modern mimarideki yerini sağlamlaştırıyor. Mesela gökdelenler ve estetikleri açısından Chicago, New York’la çok karşılaştırılıyor. Fakat yüksek binalarının çoğu Chicago’da 60lı, 70li yıllarda yapılmış. Kısaca eski tarihlerden beridir Amerika’nın güçlü yüzü daima New York olmuş durumda.

New York Kuşbakışı
Empire State; 1930 yılında 102 katlı olarak dünyanın en uzun gökdeleniydi. Halen en uzunlarından
Flatiron Binası; yapısıyla mimaride dönüm noktası olan binalardan

2) Dubai, BAE

Arap şeyhlerinin, kesenin ağzını açarak dünyaca ünlü mimarlara yaptırdığı şehirdir Dubai. Ve gerçekten de son dönem modern mimarisinin en iyi eserlerinin bulunduğu birkaç şehirden biridir burası. Dünyanın en uzun gökdeleninden tutun da yelken şeklindeki gökdelene kadar tüm kreativite kullanılmış durumda burada.

Dünyanın En Yüksek Gökdeleni; Burj Khalifa
Yelken Şeklinde Gökdelen; Burj El Arab
Dubai Kuşbakışı

3) Londra, İngiltere

Birçok kişi Londra’yı, ünlü tarihi yapıları ve ikonik ”kırmızı” objeleriyle bilir. Fakat dünya ekonomisinin en önemli şehirlerinden biri olan Londra’nın göz dolduran birbirinden güzel, ilginç gökdelenleri vardır. Mimari tutkunlarını hem modern mimarisiyle hem de tarihi yapılarıyla heyecanlandıracak bir şehir.

Londra Kuşbakışı; En sağda yumurta gökdeleni olarak bilinen, 30 st. Mary Axe

The Shard



4) Oslo, Norveç

Modern mimarinin ve sanatın birleştiği şahane bir şehir Oslo. Yukarıda bahsettiğimiz şehirlerdeki gibi yüksek gökdelenlerinden ziyade; ödüllü, sanatın ön planda olduğu, minimalist tavırlı yapılarıyla ünlü. Üzerinde yürünebilen opera binası ve barkod mimarisine sahip binaları en popüler yapılardan.

Oslo’nun ödüllü binaları deniz kenarında yükseliyor.
Oslo Opera Evi
Statoil Ofisi

Tarihi Yapılar Açısından En Önemli Şehirler

1) Roma, İtalya

Roma İmparatorluğu’nun uzun yıllar başkenti olmuş Roma şehri, dünyada tarihiyle meşhur iki şehrinden biri. Tarih kokan eski sokakları, birbirinden güzel, ihtişamlı tarihi yapılarıyla uzunca süre gezilebilecek bir yer. Kolezyum, Trevi Çeşmesi(aşk çeşmesi) ve Vatikan kesinlikle gidilip görülmeli. Kısaca Roma, ölmeden önce gezilmesi gereken şehirlerin başında geliyor.

Roma Kuşbakışı
Aziz Petrus Bazilikası

Kolezyum; Klasik Roma mimarisine sahip binada, gladyatörlerin savaşları haricinde tiyatrolarda sergilenirmiş.



2) İstanbul, Türkiye

Tarih boyunca; Doğu Roma İmparatorluğu’nun ya da namı diğer Bizans İmparatorluğu’nun ve Osmanlı Hanedanlığı’nın başkenti olmuş İstanbul, yukarıda bahsettiğimiz Roma şehriyle beraber, tarihin en meşhur iki şehrinden diğeri. Roma şehrine göre çok daha kalabalık ve çok daha yorucu bir şehir olsa da tarihi yapıları yönüyle Roma’dan kalır yanı yok. Ayasofya, Galata Kulesi ve Sultanahmet Cami dünyaca en çok bilinen yapılardan. İstanbul’da Roma’nın aksine, 15. ve 16.yy’da artık kendini iyice belli etmiş olan Osmanlı mimarisinin zarif ve ince silüetli yapıları ön planda. Eyüp Sultan Cami ve Mihrimah Sultan Cami bu zarif mimariye verilebilecek en güzel örneklerden.

Topkapı Sarayı; serbest bir şekilde dizayn edilmiş klasik Osmanlı mimarisi
Galata Kulesi; 1348’de Cenevizliler tarafından yaptırılmış.

3) Barselona, İspanya

Özerk Katalonya’nın başkenti ve Madrid’den sonra İspanya’daki 2. büyük şehir olan Barselona, kelimenin tam anlamıyla sürreal bir tabloyu andırmaktadır. Tabi şehrin böylesi bir dokuya sahip olması, ünlü Katalan mimar Antoni Gaudi’nin tasarımları sayesinde olmuştur. Avrupa’da en çok ziyaret edilen birkaç şehirden biri olmasının arkasında, tarihi mimarisi yatar.  Özellikle Park Guell’e kesinlikle gidilmeli.

Sagrada Familia

Casa Batlló; Gerçeküstü üslup Casa Battlo ve Casa Mila’da kendini iyice gösteriyor.




4) Floransa, İtalya

Rönesans’ın doğduğu şehir olarak bilinen Floransa, tarihi dokusunu en iyi şekilde koruyabilmiş şehir olarak biliniyor. En az Roma kadar ihtişamlı bu şehir, kısa bir dönem İtalya Krallığı’na da başkentlik yapmış. Rönesans mimarisinin hakim olduğu şehirde Floransa Katedrali ve Ponte Vecchio gezilmesi gereken yerlerden. Leonardo Da Vinci ve Michalengelo’da bu şehirde doğup büyümüş. Yine ünlü Michalengelo Meydanı görülmeye değer.

Floransa Katedrali
Aziz Giovanni Vaftizhanesi; Hristiyanlık’ta geniş kullanım alanına sahip ”tasvirler”, burada tüm kubbeyi kaplıyor.

Sizin de fikirlerinizi, planlarınızı duymak isteriz, yorum yapmayı unutmayın. Yazımızı beğendiyseniz Facebook ve İnstagram sayfalarımızı takip ederek bize destek olabilirsiniz. Görüşmek üzere.



1 Yorum

  1. Floransa harika bir şehir. italya'da sanatın başkenti. leonardo, michelangelo ve raffaello gibi deha sanatçıların yolu illaki bu şehirden geçmiştir. çünkü rönesans döneminde sanatı ve sanatçıyı yücelten, finanse eden soylular; en iyi sanatçıya eser yaptırmak için adeta yarışırlarmış.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin