Gezi ve Hekim | Peru

0
667

Mistik. Farklı. Kozmopolit. Peru’yu tanımlamak için size lazım olan 3 kelime.

Pasifik Okyanusu’na kıyısı olan bu Güney Amerika ülkesinde sizin için mutlaka bir şeyler var. Viva Peru!

 Mistik. Çünkü ülkede Pre-Kolombiyan zamandan kalan dini gelenekler hala yaşatılıyor. Şamanlar ve ayahuasca ritüelleri, değişik bir çok Hristiyan mezhebi. Hepsi burada.

Peru Şamanları

Farklı. Çünkü bölge olarak okyanus kenarında kurulmuş olsa da, Dünya’nın en sıcak çölü burada yer alıyor. Amazon Nehri’nin yakınlarındaki yağmur ormanları ve And Dağları’nın soğuk, sert koşulları ülkede ilginç bir kontrast yaratıyor.

 Kozmopolit. Çünkü dünyada en fazla Kızılderili’nin yaşadığı ülke. Mestizosu, Avrupalısı, Siyahisi. Her etnik kökenden bir parça burada kendine yer bulmuş.

Güney Yarım Küre’de Şili, Bolivya gibi ülkelere komşuluk yapan Peru, öyle görünmese de Türkiye’den geniş bir yüz ölçümüne sahip (1,2 milyon km kare, Türkiye 783 bin km kare). Bu sebeple toprakları okyanus kıyısına ve kıtanın içlerine doğru yayılmış durumda. Bu da çok farklı hava koşullarının ülkede eş zamanlı görülebilmesini sağlıyor. Söylenenlere göre Dünyada görülebilen 32 ayrı hava durumunun 30’u Peru’da yaşanabiliyor. Bu iklim çeşitliliği doğal hayata da etki ediyor, büyük bir çeşitlilik sağlıyor. Yaklaşık 22 bin bitki ve hayvan türü bu topraklarda yaşıyor.

Peru topraklarında yerleşimler milattan önce 20.000 yıllarına kadar dayanıyor. Verimli topraklara sahip olduğu için de tarım konusunda bir çok ilk bu topraklarda yaşanmış, örneğin dünyada patatesin yetiştirildiği ilk yer burası.

Ülke, ekonomisi açısından orta-üst gelir sınıflandırmasında yer alıyor. Gayrisafi Milli Gelir’de 89. sırada (Türkiye 60. sırada). İhracatının büyük çoğunluğu Atacama Çölü’nde rezervlerinin bulunduğu altın, bakır, demir, çinko madenlerinden oluşuyor (yaklaşık %50’si), geri kalan kısım da tarım ve deniz ürünleri satışı üzerine kurulu. Koka ağacından burada bahsetmemiz gerek, çünkü yasadışı kazanımların çok büyük bir kısmı koka ağacı yetiştiriciliğinden geliyor. Koka ağacının kendisi yasa dışı değil ancak yapraklarından üretilen yasa dışı kokainin ABD’ye satışı yoğun olarak gerçekleşiyor. İki ülke karşılıklı olarak uyuşturucuya savaş açmış durumda.

Ülke sağlık açısından çok olumlu bir tabloya sahip değil, fakat bu konuda uğraştıklarını görebiliyoruz. Tarihte Avrupalılar Peru’yu ilk işgal ettiklerinde, Avrupa toplumunun bağışıklığı çoktan kazandığı bir çok hastalık etkeni ile Peru halkı hiç karşılaşmamıştı, bu sebeple büyük çaplı salgınlar, ölümler gerçekleşti. Ülke bu sebeple bulaşıcı hastalıklarla savaşın önemini trajik bir yolla öğrenmiş oldu. Hâlâ yaşanan değişik iklim koşullarından ötürü bulaşıcı hastalıklarla savaş ülkenin sağlık politikasında gündemde. Su kaynaklı hastalıklar, Hepatit A, Tifoid, Dang humması gibi bulaşıcı hastalıklar ülkede yaygın olarak görülüyor. Peru’da ortalama yaşam süresi Dünya ortalamasından yüksek; erkeklerde 73, kadınlarda 78 yaş ömür öngörülüyor. 5 yaş altı çocuk ölüm hızı 1990’lardan itibaren giderek azalmış, şu anda binde 19 ile iyi bir konumda. Kadınların fertilite (doğurganlık) oranı 2.4, bu açıdan gelişmiş ülkelere benzer.

Peru, Zika virüsü tehditi altında olan ülkelerden birisi. Zika virüsü enfeksiyonlarının çoğu asemptomatik (belirti göstermeyen, hastalığı hissettirmeyen) olduğu için DSÖ, durumun çok ciddi olmadığını, herhangi bir seyahat engeli bulunmadığını belirtiyor. Yine de dikkat edilmesi gereken iki nokta var; seksüel temas ve sivrisinekler. Güvenli ilişki ve sivrisineklere karşı repellant spreyiniz ile Zika’dan kolaylıkla korunabilirsiniz. Hamile kadınlar bu konuya ekstra özen göstermeli, zira virüs fetüs üzerinde ciddi etkilere sebep olabiliyor.

 

Peru’da Şamanist inancın korunduğundan bahsetmiştik. Bu inancın öğretileri tedavilere de yansıyor Peru’da. Halkın %45’i yerli. Halkın çoğunda hastalıkların beden ve ruh arasındaki dengenin bozulması sonucu meydana geldiği görüşü kabul görüyor, şamanların görevi de bu dengeyi sürdürmek. Yerlilerin çoğu şamanların hazırladığı geleneksel ilaçlar ve modern tıbbın ilaçlarından bir çeşit karışım ile tedavilerini sürdürüyor. Bu da Peru’daki tedavi konseptini eşsiz kılıyor. Şamanizm, Türklerin ilk inanışlarından, günümüz dünyasında Şamanizm’in nadir temsilcileri burada bulunduklarından bir yakınlık hissi var aslında, biz de iyileşmek için otları, çayları kaynatmayı severiz 🙂

Burada meşhur Ayahuasca‘dan da bahsetmek gerekir. Şamanların ayinlerde ruhlar ile bağlarını kolaylaştırmak için kullandıkları bu içecek, güçlü halüsinojen etkileri olan bir çay aslında. Çeşitli bitkilerin birlikte kaynatılması ile elde ediliyor. Ayahuasca uzun zamandır Latin Amerika’da yaygın kullanılan bir içecek iken son zamanlarda dünyada genel bir popülerlik kazandı. Fakat halüsinojen karakterde olduğu için bir çok ülkede tıbbi amaçlar dışında kullanımı yasa dışı.

 

Ayahuasca’nın Yapımı

Viva la Peru! dediniz;

Peru’ya ne zaman gidilir?

Bu konuda net konuşmak zor. Ülkenin neresinde konaklayacağınızı, nereleri gezeceğinizi planladıktan sonra ne zaman gideceğinize karar verin, çünkü bölgeler arası iklim farkları çok fazla. Yine de ülkenin Güney Yarım Küre’deki pozisyonu göz önüne alındığında optimum hava sıcaklıklarının Ocak aylarında görüldüğünü kabul edebiliriz, Ocak ayında ülkenin genelinde gezmek için hava yeterince sıcak, ve yağışlar da azalmış oluyor. Machu Picchu bölgesini ziyaret etmek için Peru’ya gidiyorsanız, Mayıs ya da Eylül aylarının ideal olduğu belirtiliyor.

Peru’ya gidişte vize durumu nasıl?

Tüm pasaport tipleri için 180 günlük süreçte 90 günü aşmayacak ziyaretler için vizeye ihtiyacınız yok 🙂

Peru’da yaşam pahalı mı? Ne kadar harcayacağım?

Peru’da kesenin ağzını Türkiye’de açtığınızdan sadece birazcık az açmanız gerekiyor. Türk Lirası cinsinden, Peru’da yaşama masrafları Türkiye’den yaklaşık %5 kadar az. Fakat ev kiraları Türkiye’den %30 kadar daha fazla. Turist olmak için uygun bir ülke 🙂 Ülkenin para birimi “Nuevo Sol”. 1 Sol yaklaşık 1.07₺ değerinde.

Peru’ya uçak bileti?

İşte bir kötü haber. Amerika kıtasına uçuşlar genel anlamda zaten pahalı oluyorlar, ama Peru’ya Türkiye’den direkt uçuş yok. Bu da işi daha zor hale getiriyor. Başkent Lima’ya İstanbul’dan seneye Ocak ayında gidiş uçuşunuz Skyscanner’a göre ~1500₺ tutacak. Çünkü 2 ayrı aktarma yapmanız gerekiyor.

Peru’ya gitmeden önce ve orada hangi sağlık önlemlerini almalıyım?

Seyahatinizden 4-6 hafta önce doktorunuzla görüşüp yanınıza almanız gereken ilaçları öğrenin. Rutin aşılarınız dışında Hepatit A ve Tifoid aşılarını olmanız CDC’ye göre önem arz ediyor. Güvenli yerlerden yiyecek tüketmeniz Tifoid ve Hepatit A için önemli. Zika konusunda sivrisineklerden korunmanız gerektiğini yukarıda belirtmiştik. Bu da önemli bir konu, And Dağları civarında sivrisinekler pek sorun teşkil etmese de kıyı şeridinde, Lima’da sivrisineklerden korunmalısınız.

 Haydi gezelim:

Öncelikle, Peru’yu tek bir rotada gezmek kolay değil. Lima çıkışlı bir çok rota ile ülkenin uç köşeleri görülebilir. Seçenekler çok fazla olduğu için, biz en popüler rotayı takip etmek istedik. Eveet, Lima‘ya Jorge Chávez Uluslararası Havaalanından giriş yaptınız. Adının verdiği esintiden de anlaşılabileceği gibi burası tam anlamıyla Güney Amerika sahil kenti. Kralların şehri, lakabı ile de biliniyor. Geçmişi 16. yüzyıla dayanan şehrin tarihi bölgeleri 1991’de UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiş. Şehirde 10 milyondan fazla insan yaşıyor; bu da şehri dünyanın en kalabalık 28. şehri yapıyor. Şehirde bulunan San Markos Milli Üniversitesi, Amerika kıtasındaki faal en eski üniversite, 1551 yılında kurulmuş. Şehir, Türkiye’den Akhisar ve Karaçoban ile ikiz şehir statüsünde 😃

 

Lima’nın Kuşbakışı Görünümü

Larco Müzesi, Lima’da yer alan, pre-Kolombiyan sanatın sergilendiği bir müze. 4000 yıllık tarihi bulunan eserler bile sergileniyor burada, fakat müzenin en karakteristik eserleri erotik çömlekçilik üzerine. Müzenin çevresinde bir begonvil çiçek bahçesi de var, burada keyifli bir yemek yiyebilirsiniz.

 

Larco Müzesi’nin Begonvillerle Bezeli Bahçesi

Parque de la Reserva, Lima merkezde 1929 yılında yapılmış bir park. Bir çok Limalı için iş hayatından, stresten kaçınmak adına gidilebilecek en güzel yer. Parkın karakteristik yanı su fıskiyeleri ve su gösterileri, aynı zamanda bir çok Perulu sanatçının yaptığı heykeller de parkta yer alıyor. Parktaki en büyük havuz, Fuente Mágica, Sihirli Çeşme anlamına geliyor. Bu havuzdaki jet, suyu 80m yükseltebiliyor. Bunun dışında “Fuente Túnel de las Sorpresas (Sürprizler Çeşmesi Tüneli)” 35m uzunluğunda, suyun altından geçtiğiniz bir tünel, yine parkta yer alıyor. Fantazi Çeşmesi ise, 120m uzunluğunda bir havuz, burada düzenli olarak lazer gösterileri yapılıyor ve havuzdaki fıskiyeler çalan müziğe senkronize olacak şekilde suyu yönlendiriyorlar. Bunların dışında yine irili ufaklı bir çok havuz parkta yer alıyor, suyun estetik yanını hissetmek için güzel bir yer burası.

 

Parkta Yer Alan Sürprizler Çeşmesi Tüneli
Fantezi Çeşmesi

 Miraflores, Lima’nın Nişantaşı kabul edilebilir. Lüks mağazalar, güzel parklar, yamaç paraşütçüleri, restoranlar, barlar, gece kulüpleri, lüks oteller ile kaplı bir mahalle burası. Bölge aynı zamanda tarihi eserler, sinemalar, tiyatrolar bakımından da zengin olduğu için kültürel bir tatmin de sunuyor. İnka öncesi zamandan kalan tek eserin yıkıntıları, Huaca Pucllana, Lima’da görülebilen nadir arkeolojik bölgelerden. Costa Verde (Yeşil Sahil), Miraflores’in okyanusa bakan kısmı. Sahilde yazın sörfçüler ve plaja inen insanlar olsa da kayalık zemini sebebiyle Lima’nın diğer kumlu sahillerine göre pek tercih edilmiyor. Kıyıda yer alan kayalıklardan yeterli rüzgar varken yamaç paraşütü yapılabiliyor. Alışverişimi nerede yapacağım diye düşünüyorsanız, o yer Miraflores olmalı.

 

Costa Verde ve İkonik Deniz Feneri

Lima, başkent olsa da Peru’daki en ilgi çekici yerlerden sayılmaz. Peru’nun asıl görülmesi gereken yerleri Cusco bölgesinde. Cusco, And Dağları’nın eteklerinde yer alan bir şehir, şehirde 9. – 12. yüzyıllar arasında Killke (Peru’nun o dönemdeki yerel halkı) kültürü hakimken 13. – 16. yüzyıllar arasında İnka İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, bu sebeple 1983’te bölgenin tamamı UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne dahil edilmiş. Peru Kültür Bakanlığı’na göre, şehir Peru’nun kültürel başkenti. Turistler için de büyük bir odak noktası olan şehire yılda yaklaşık 2 milyon turist geliyor. Şehir, İstanbul ile ikiz şehir statüsünde.

 “Centro Historico De Cusco (Cusco Tarihi Merkezi)”, bir tarihi kompleks. Şehrin meydanı olarak düşünülebilecek bu bölge, hem renkli ve kıpır kıpır, hem de tarihin getirdiği bir donukluk ile bezeli. Geniş taş yolları ve iyi korunmuş rengarenk bahçeleri ile bu meydan aslında iki ana yapıya ev sahipliği yapıyor; Cusco Katedrali ve “Church La Compañía de Jesús (İsa’nın Toplumu Kilisesi)”. Meydanın bir kısmı bir zamanlar Büyük İnka Meydanı olarak anılan tarihi Haukaypata Meydanı‘nın üzerine kurulu, şu anda İspanyol eserler İnka eserlerini kapatmış olsa da dikkatle çıkarılmış bir çok İnka duvarı meydanın temelini oluşturuyor. Yine yakınlarda bir sürü müze ve tarihi eser var. Meydan Cusco’nun bir çok kültürel etkinliğine ev sahipliği yapıyor, bunlardan en belirgin olanları İnka Güneş ve dini İsa Gövdesi Festivalleri. Meydanda yeme içme için çok çeşitli restoranlar var, çoğunda yöresel Peru yemekleri yapılıyor. Gece hayatı da popüler olan meydanda bir çok bar ve klüpler var. Her köşesi keşfedilmeyi hak ediyor.

 

Solda İsa’nın Toplumu Kilisesi, Sağda Cusco Katedrali

Sacsayhuamán, Cusco’nun kuzeyini koruması için Killke kültürü tarafından 12.yüzyılın başlarında inşa edilmiş, daha sonra İnkalar tarafından 13. yüzyılda genişletilmiş devasa kayalar kullanılarak yapılan bir duvar. Duvarın günümüze İspanyol atakları ve doğa olayları sebebiyle yalnızca 1/3’ü kalmış, fakat kalan o kısım bile oldukça heybetli. Duvarın bulunduğu bölgenin rakımı 3,7km. Bu kadar yüksekte bu kadar heybetli bir duvarın bulunması bölgeyi bir çeşit kale haline getirmiş. Duvarın inşasında kullanılan teknik sayesinde taşların araları doldurulmamasına rağmen bir yaprak kağıdın girebileceği kadar bile yer yokmuş, haliyle duvara tırmanmak da imkansızmış. Duvarın özellikle teras ve meydan kısımlarında kullanılan taşlar pre-Hispanik dönemde Amerika kıtasında kullanılan en büyük yapı malzemeleriymiş. İspanyollar Cusco’yu işgal edip ele geçirdikten sonra duvarın taşlarını kendi Hispanik-Cusco’larını kurmak için sökmüşler, duvar bu sebeple oldukça küçülmüş. Günümüzde duvarın en yüksek bölgesi 6 metre uzunluğunda. Telaffuzu zor bir isme sahip olduğu için yerel rehberler turistlere duvarı “sexy woman” olarak tanıtıyorlar :). Günümüzde bölgede kış sezonu ve yeni yıla giriş adına düzenlenen İnka festivalleri Haziran ayında gerçekleştiriliyor. Aynı zamanda Cusco’lular arasında yaygın bir jogging rotası olmuş durumda. Duvar, Cusco şehri ile birlikte 1983’te UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne alınmış. “Heybetli” kelimesinin vücut bulmuş hali burası.

 

Sacsayhuamán’dan Bir Kesit

“Camino Inca (İnka Patikası)”, sizi Cusco’dan başlayıp nihayet Machu Picchu’ya götüren olağanüstü doğasıyla ve İnkaların büyüleyici kalıntılarıyla bezenmiş bir patika. Tamamiyle anlatılabilmesi için sayfalarca yazının gerektiği bu patika, normal koşullarda 4 gün süren bir trekking ile tamamlanıyor. Rotanın uzunluğu 82 kilometre. Rota, patika boyunca değerli İnka eserlerine ev sahipliği yapıyor, fakat patika üzerindeki yamaçlar dik olduğundan bu eserler tehlike altında. 2001 yılında Peru Hükümeti bu konuyla alakalı günlük belirli sayıda insanın patikayı kullanmasına izin vermeye karar vermiş, 2016 itibariyle patikayı günlük 300 kişi ve yanlarında 200 rehber, toplamda 500 kişi kullanabiliyor. Patikanın belirli bölgelerinde yük taşıyan hayvanların nalları ve trekking yapanların metal destek çubukları patikaya zarar verdiği için kullanılamıyor.  Yol üzerinde konaklanabilinen köyler var, turistler geceyi bu köylerde geçirip erken saatlerde tekrar yola çıkıyorlar. Patika üzerinde çok sayıda dağ, nehir, köy, iklim bölgeleri ve habitatlar, ibadet bölgeleri, kaynak suyu bölgeleri geçiliyor. Geçilen hemen her yerde bölgesine özgü yapılabilecek aktiviteler de var. Machu Picchu’ya nihayet geldiğinizde 3km uzunluğundaki dik merdivenlerden oluşan meşhur “Inti Punku (Güneşin Kapısı)”‘ya giden yolu tırmanıyorsunuz, ve işte o dünya harikasındasınız.

 

İnka Patikası
İnka Patikası

 Machu Picchu, dünyanın yedi harikasından biri. Sanırım bu ünvanı ne kadar majestik bir yer olduğunu özetlemeye yeter. Hakkında fazla söze gerek olduğunu düşünmüyoruz 🙂

 

Machu Picchu
Machu Picchu

Peru, inanılmaz bir yer. Her yanı tarih ve doğa ile dolup taşıyor. Gerçek anlamda her köşesinde “bu seyahate değdi” diyebileceğiniz bir güzelliğe rastlıyorsunuz. Biz bu yazımızda eminiz ki sadece küçük bir kısımdan bahsettik. Herkese Peru’da uzunca kalıp her köşesini görmesini söylemek istiyoruz.

Bizden bu yazımızda bu kadar, iyi keşifler ve sonraki yazılarımızda görüşmek üzere! 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin