Belgrad Gezi Rehberi | Anatomi 2

3
671

Belgrad Gezi Rehberi devam yazısıyla karşınızdayız.

 Sırbistan’ın başkenti Belgrad’ta toplam 4 gün kaldık. Bu 4 günün hiçbirisi birbirini tekrar etmedi. Hatta öyle ki Belgrad’ta bir hafta bile kalınabilir. Zira oldukça güzel, sıkmayan, hareketli bir şehir. Bundan önceki yazıda genel bilgiler verip ilk günümüzü anlatmıştım. Şimdi sıra, kalan kısmı anlatmakta 🙂
BELGRAD ANATOMİSİ 2
 
2.Gün
 San Art Floating Hostel&Apartments’taki ilk gecemiz bizim için biraz farklı bir deneyim olmuştu. Sırbistan’ın ünlü, yüzen gece kulüpleri gibi hostelin de yüzen bir hostel olduğundan bahsetmiştim. (zaten hostelin ismindeki ”floating” kelimesi, yüzen anlamına geliyor.) Hostel, Sava Nehri’nin üzerine kurulu olduğu için nehir ne zaman dalgalanırsa hostelde de sallanmaya sebep oluyor. Otururken veya yürürken çok fazla hissedilmiyor ama yatar pozisyona geçince sanki hafifçe sallanan bir hamaktaymışsınız gibi bir his bırakıyor. Tıbbi olarak bunu anlatamayacağım ama tüm Belgrad’ı gezerken, gittiğimiz yerlerde sallanıyoruz hissinden kurtulamadık 🙂 Fakat belirtmeliyim ki bu durum rahatsız edici değil oldukça eğlenceli geldi bize 🙂 İşte bu farklı deneyimin ardından sabah oldu ve kahvaltı için hostelin dışarıya doğru olan yüzen platformuna geçtik. Muhteşem Kalemegdan ve Sava Nehri manzarası eşliğinde klasik Balkan kahvaltısı yaptık. Jogurt,( Yogurt diye okunuyor. Sırpça’da j, y şeklinde okunuyor. Yogurt içeceği de bizim ayranın aynısı. Ama çok daha koyusu, birazcık da tuzsuz hali. Pek tercihimiz olmadı.), shopska salad(şopska salatası. Domates, salatalık ve soğanın üzerine kremsi bir dokusu olan, ferah özel bir peynir rendeleniyor.) ve de burek.
Büyük Belgrad Kültür Turunu Yaptık
 Kahvaltıdan sonra otobüse binip St. Sava Temple’ın(Aziz Sava Katedrali) yolunu tuttuk. St. Sava Temple, Belgrad’taki kültürel tur için en iyi başlangıç yeri olabilir. Zira görülmesi gereken yerler arasında, Republic Square’e en uzak yer. Buradan başlayıp yavaş yavaş Kalemegdan’a kadar tüm Belgrad kültür turunu yapabilirsiniz. Zaten birbirlerine yakın yerler. Velhasıl St. Sava Temple’a gittik ve Ortodoks aleminin en büyük kilisesini görmüş olduk. Yapısı itibariyle Ayasofya’nın resmen aynısı denilebilir. Zaten Ayasofya’dan esinlenilmiş. St. Sava Temple halen tadilatta olduğu için içerisinde hiçbir şey yok. Boş, kocaman bir kubbe. Fakat alt katında bir mahzen var. Ve çok etkileyici denilebilecek bir yer. Çok güzel yapılmış tasvirler bulunuyor, ferah, geniş bir alan. Ayrıca devamlı çalan kilise ilahileri, içeriye manevi bir hava katmış. Burayı görmenizi şiddetle tavsiye ederiz.
St. Sava Temple
Mahzen (Giriş Ücretsiz)
 St Sava Temple’in yanında bir de küçük kilise var. Burada da hoş tasvirler bulunuyor, hatta bir tasvirde peri bacalarına çok benzettiğimiz bir yer vardı. Oradaki görevliye sorduk ama İngilizce bilmiyordu maalesef.
St. Sava Temple’ın Yanındaki Küçük Kilisenin İçi
 Buradan sonra yürüyerek Nikola Tesla Müzesi‘ne gittik. Araları yaklaşık 10 dakika sürüyor. Müzeye vardığımızda saat 14.30 civarlarıydı. Fakat müzeyi gezebilmek için saat başı gelen rehberli turdan almak durumundasınız. Rehber, size 1 saat kadar müzeyi gezdiriyor, Nikola Tesla’yı ve icatlarını anlatıyor, denettiriyor. Yakınlarımızdan aldığımız tavsiyelere de uyarak Nikola Tesla Müzesi’ni es geçmeye karar verdik. Yarım saat bir sonraki rehber turunu bekleyemezdik. Zira sorduğumuz hemen herkes içeride kayda değer bir şey yok demişti. Buna Sırp asıllı bir arkadaşım da dahil. Yine de bilgi vermek gerekirse bilet fiyatı 15 tl. Her saat başı için bileti alıp rehbere katılma şansınız oluyor.
  Taşmegdan ve Aziz Mark Kilisesi
 Nikola Tesla Müzesi’ne çok yakın olan Taşmegdan, Belgrad’ta görülmesi gereken yerlerden. Çok güzel bir parkı var. Parkın sonunda da Bizans mimarisi üslubuna sahip görkemli, St. Mark’s Church (Aziz Mark Kilisesi) bulunuyor. Bu parkta yürüyüş yapmak oldukça keyifli. Tabii buraya kadar gelmişken kiliseyi de görmemek olmuyor.
Taşmegdan
St. Mark’s Kilisesi’nin İçi. Kubbesi Çok Yüksek
 Yukarıda saydığım yeri gezdikten sonra yavaştan karnımız acıkmıştı. Taşmegdan’a çok yakın olan bir bar&restoranda yemek yedik. ”Best pizza in the city” yazan bu barda pizzalar gerçekten güzeldi. Fakat Sırbistan’ın mekanlardaki pahalı içecek anlayışıyla burada tanıştık. Salaşca bir mekanda bir kolanın fiyatı ne kadar olabilir ki? Maksimum 3 lira diye düşündük. Burada alkollü içecekler hariç tüm içecekler 6-7 liradan başlıyor. Su genelde 8 lira oluyor. Pizzaya 15 tl verip iki kolaya 14 lira verince benim tüm moralim alt üst oldu 🙁 Bakın şimdiden uyarıyorum. İçki içmiyorsanız mekanlarda başka bir şey içmeyin. Onun yerine marketlerden alın. Fiyatları Türkiye fiyatları kadar.
 Yemek yedikten sonra Sırbistan’ın parlemento binasına gittik. Parlemento binası, Taşmegdan’a 5 dakika uzaklıkta, Republic Square’e 3-4 dakkika uzaklıkta. Önünde protestolara şahit olabiliyorsunuz. Ya da asılmış bir sürü pankartlar görebiliyorsunuz. Mesela pankartların birinin üzerinde; ”Müslüman Bosnalılar, masum Sırpları katlettiler.” yazıyordu. Yorumsuz…
Parlamento Binası. Akşam Işıklandırılması da Çok Güzel
 Hotel Moskva’nın Kafesinde Oturulabilir
Parlemento binasına yakın çok güzel iki adet müze var. Sırbistan Ulusal Müzesi ve Tarihi Sırbistan Müzesi. Saat 16 civarları olduğu için biz bu müzelerde vakit kaybetmek istemedik. Çünkü daha Kalemegdan’a bile gitmemiştik. Sonraki günlerde de buraya geri dönemedik. Fakat ileride yazacağımız özel bir rehberde buralardan bahsedeceğim. Ayrıca bu bileşkeye çok yakın olan ünlü Hotel Moskva’yı da görmenizi tavsiye ederiz. Lobisinde ve sanat galerisinde bulunabilirsiniz. Veyahut kafesinde de bir şeyler içilebilir.
Hotel Moskva Devlet Tarafından Koruma Altında. Lobisi ve Sanat Galerisine Giriş Ücretsiz
 Muhteşem Manzaraya Ev Sahipliği Yapan Bir Yer, Kalemegdan
Sonunda yönümüzü Kalemegdan’a(Kalemeydan) verdik. Tabii ki Republic Square ve Knez Mihailova Caddesi’nden geçerek. Kalemegdan’ın muhteşem denilebilecek bir parkı var. Bu parkta biraz gezindikten sonra kaleden içeri girdik. Burada birçok müze ve muhteşem Tuna ve Sava Nehri manzarası var. Öncelikle Military Museum olarak geçen Askeri Müze‘ye girdik. Burada 2. Dünya Savaşı’ndan fotoğraflar ve geleneksel Sırp askeri eşyaları bulunuyor. Çok özel bir tarafı yok ama içerisinde ironik, incelenmesi gereken özel bir illüstrasyon barındırıyor. Ve de hem üstteki hem de alttaki bahçesinde savaş aletleri, tanklar, füzeler bulunuyor.
Giriş Ücretsiz
Alt Bahçesinde Sergilenen Toplar, Füzeler
 Askeri Müze’nin alt bahçesinde Ortaçağ İşkence Müzesi bulunuyor. Buraya da girmenizi tavsiye ederiz. İçeride 60 kadar işkence aleti bulunuyor. Buranın ufuk açıcı olduğunu söylemek gerek.
Yetişkin için: 300 Dinar, 10 tl. Öğrenci İçin 250 Dinar, 8 tl
 Bu müzelerden sonra Damat Ali Paşa türbesini de görüp muhteşem manzaranın keyfini çıkardık. Burada, 1716 yılında Petervaradin Muharebesi’nde şehit olan Damat Ali Paşa’nın türbesi buraya yapılmış. Bizim gittiğimiz gün tadilat halindeydi. Burada ruhuna bir Fatiha okuyup hemen ilerisindeki manzara kısmına geçtik. Burada uzun uzadıya sohbet ettik, manzaranın keyfini çıkardık, bol bol fotoğraf aldık. Akşam güneşin batışını seyretmek için çok güzel bir yer. Kalemegdan’da ayrıca Pobednik yani Zafer Anıtı’da bulunuyor.
Kalemegdan’ın Manzarası

Mala Gostionica Hem Ucuz Hem Lezzetli Yemekler Yapan Şık Bir Restoran
 Kalemegdan’da akşamı ettikten sonra Republic Square’e çok yakın olan Mala Gostionica‘ya gittik. (CityMaps2Go’da adresi bulunuyor.) Nezih ve hoş bir havası olan restoranda fiyatlar da gayet uygun. Burada Pljeskavica(Pilyeskaviçska şeklinde okuyorlar.) yedik. Balkan köftelerini tatmak için oldukça hoş bir yer. Fakat ekmekten para alıyor olmaları ayrı bir konu. 1 porsiyon ekmeğe 3 lira alıyorlar. 1 porsiyonu da 5 kişiye yetecek boyutta ve dolulukta. O yüzden garsona özellikle 1 porsiyon istediğinizi belirtin.

 

320gr, 340 dinar, 11 lira
 Akşam yemeğiyle beraber saat akşam 10 civarlarına yaklaşmıştı. Bu saatlerde Belgrad acayip derecede sakin bir yer halini alıyor. İnsanlar genelde nehir sahiline, parklara ve kulüplere gidiyor. Republic Square civarlarında neredeyse insan görmüyorsunuz. Biz de Balkanların hayat kurtarıcısı pekaraya uğrayıp nehrin kenarındakii hostelin de yakın olduğu Usce Parkı‘na geçtik. Pekara pastane demek. Tüm Balkanlarda çok yaygın. Fakat bildiğimiz pastanelerden değil. İçerisinde Türkiye’de yapılmayan bir sürü ürün var. Balkan ülkelerinin halkı bu pekaraları çok seviyor. Zira ürünler çok ucuz ve doyurucu. 2 liraya bile doyabilirsiniz. Bir turist için de hayat kurtarıcı. Eğer paranız azalıyorsa 4-5 liraya buralardan bir sürü şey alabilirsiniz. Tüm Balkanlarda adım başı, her yerde varlar. Bizde pekaradan aldığımız tatlı şeylerle akşam yemeğinin üzerini kapattık. Sahilde güzel bir yürüyüşle hostelin yolunu tuttuk.
3.Gün
Otobüslerde Ceza Kesen Sivil Görevlilere Yakalandık
 3. gün bizim için erken başladı. 8 gibi kalkıp hostelde kahvaltı ettikten sonra Belgrad’ın ilçesi Zemun‘un yolunu tuttuk. Her bindiğimiz otobüste bilet sorduğumuz gibi bunda da sorduk. Otobüs şoförleri İngilizce bilmiyorlar fakat bu sefer ki bayağı biliyordu. 5 kişi için bilet fiyatı sorduğumuzda 750 dinar deyince biz şöyle bir bakakaldık. Çünkü kişi başı 5 lira ediyor. Napalım artık parasını verip biletleri aldık. Tam 2 dakika sonra ”ahlak bekçisi” dediğimiz sivil görevli bindi. Biletlerimizi sordu, biz de bileti gösterince çok şaşırdı. Hepiniz mi aldınız gibi tekrar tekrar sordu. Zira bu sivil görevliler, bileti olmayan turistlere 20 euro ceza kesiyorlar. Ki turistler yakalanırsa genelde gafil avlanmış oluyorlar. Aynı şekilde biletsiz Sırp vatandaşlarına da ceza kesiyorlar. Velhasıl, biz bir bilete 5 lira verdik diye üzülürken ahlak bekçisini atlattığımız için çok şanslıydık 🙂 Aman diyelim, bilet her ihtimale karşı sorun.
Zemun’un Şahane Sahili
 Zemun yukarıda da bahsettiğimiz gibi Belgrad’ta bir ilçe. Belgrad’a göre daha Avrupai bir üsluba sahip olan sokakları ve old town kısmı, adımlamak için oldukça keyifli. Eski evler bir tepenin üzerinde sıralanırken en yukarıda da 1896 yılında yapılmış, 36m yüksekliğinde Gardos isimli bir kule var. Bu kule tüm Belgrad’ın en tepe noktalarından biri sayılabilir. Yukarıya çıkışı mümkün olan kuleden, tüm Belgrad’ı ve Sava Nehri’ni seyreyleyebilirsiniz.
 Kulenin Tepesine Çıkış Bileti: 200 Dinar, Yaklaşık 7 tl
Kule Gardos’un Muhteşem Manzarası
 Kule Gardos’tan sonra Zemun’un sahiline indik. Zemun sahili, Belgrad’ın sahiline göre çok daha güzel, bakımlı ve lüks. Burada çok hoş mekanlar var. Beğendiğiniz bir kafede oturup biraz anın tadını çıkartmalısınız. Biz de öyle yaptık.
 Biraz oturduktan sonra yürüyerek hostele döndük. Zemun’dan şehre dönüş(Usce Parkı civarlarına) yaklaşık 25 dakika sürüyor. Zemun’un ayrıca bir de yüzmek ve güneşlenmek için adası var. Fakat burayı pek önermediler. Onun yerine biz Ada Lake’e gittik. Aşağı da onu da anlatacağım. Hostele dönüp biraz dinlendikten sonra geri dışarı çıktık ve yine Mala Gostionica’ya gittik. Bu sefer de kebap(cebap diye okunuyor.) sipariş ettik. Bildiğimiz kebap değil ama. Uzun İnegöl köftesi şeklinde. Tadı ise şahane. Bu arada Mala Gostionica’da bu yemekler domuz etiyle de hazırlanıyor. Domuz eti yemeyen kişiler özellikle dana etiyle yapılmasını belirtmeli.
Kebap’ın Fiyatı 320 Dinar, 10.5 tl, 240gr
Bursaspor’un Eski Futbolcusu Ivan Ergic ile Karşılaştık
 Biz Mala Gostionica’da otururken arkamızda da tek başına bir adam oturuyordu. Hesabı ödeyip kalkınca adam da bizimle beraber kalktı. Türk müsünüz diye sordu, Türkçe olarak. Evet deyince muhabbet muhabbeti açtı, yarı Türkçe yarı İngilizce muhabbet ettik. Ben Bursa’da 2 yıl yaşadım dedi. Niçin yaşadığını sorduk. Bursaspor’da 2 yıl oynadım, şampiyonluk yılında ben de takımdaydım deyince bizim hayretimizi ifade etmeye gerek yok sanırım 🙂 Ivan Ergic emekli olup ülkesine dönmüş. Bursaspor’un kendisini defaatle aradığını ve takıma geçmesi yönünde istekte bulunduğunu belirtti. Ama futbolu tamamen bıraktığını, ilgilenmek istemediğini söyledi. Ayrıca Bursa’dan ve taraftarlarından ve de o dönemin teknik direktörü Ertuğrul Sağlam’dan övgüyle bahsetti. Türkiye’yi çok iyi bulduğunu ama Türk halkının kendisine politik davrandığını söyledi. (Muhtemelen Sırp olmasıyla alakalı milliyetçi bir tutumla karşılaşmış. Malum katliam sebebiyle Sırplar ülkemizde pek hoş karşılanmıyor. Fakat bizim aksimize onlar bizi seviyorlar ve Osmanlı ile de barışık bir profil çiziyorlar.) Kendisiyle bir selfie çekinmek istedik ama ilginç bir şekilde reddetti. Sadece normal fotoğraf çektiriyormuş.(Garip geldi bize de)
Fotoğraf: Taha 🙂
 Bu hoş tesadüften sonra Knez Mihailova’daki Zepter Museum‘a gittik. Bir sanat müzesi olan Zepter Müzesi, ünlü Sırp sanatçıların eserleriyle donatılmış 3 katlı bir müze. Müzenin tamamı 3 saatte gezilecek kadar büyük. Biz kapanmasına bir saat kala geldiğimiz için(sat 8’de kapanıyor.) ancak bir saat gezebildik. Kesinlikle Belgrad’taki en iyi müzelerden biri. Belki de en iyisi.
Giriş Ücreti: Yetişkinler 200 Dinar, 6.5 tl. Öğrenci 100 Dinar, 3 tl
Dad’s Belt
Jazz Basta, Belgrad’ta Güzel Bir Akşam Geçirmek İçin İdeal
 Zepter Müzesi’nden sonra hava artık kararmıştı. Biraz Kalemegdan’ın parkında oturduktan sonra Belgrad’ın en ünlü mekanlarından biri olan Jazz Basta‘ya gittik. Eğer bizim gibi bir miktar kalabalık denilebilecek bir grupsanız, hele ki bir de erkek grubuysanız akşamları yarıya bölünüp gezmekte fayda var. Hem ortamlara rahat girmek için hem de çok göze batmamak için en doğrusu. Biz de böyle yaptık. Gerçi hoş, Jazz Basta o kadar doluydu ki sadece tek bir masa kalmıştı. O da üst katında ve çok sıcak bir yerdeydi. Biz de çok az oturup kalkmak zorunda kaldık. Yine de Jazz Basta’nın ambiyansı ve fikri hoşuma gitti. Caz müziğini canlı icra etmeleri çok hoş. Fakat uyarmalıyım küçük bir mekan ve kalabalık gruplar için uygun değil. Jazz Basta’dan sonra biz sahile geçip yürüdük. Oturduk, sohbet ettik. Bizden ayrılan diğer grupta(Taha ve Salih) uygun bir mekan bulamayıp parkta tanıştıkları Sırplarla sohbet etmişler. En sonunda hepimiz hostele döndük 🙂
4. Gün
Bisiklet Kiralayıp Ada Lake’e gittik
 Belgrad’taki son günümüzde yine erkenden kalkıp hostelde kahvaltımızı ettikten sonra dışarıya kendimizi attık. O günün planlarında ilk önce nehir turu almak vardı ama zaten nehrin kenarında olan bir hostelde kaldığımız için bu etkinliği Üsküp’te Matka Kanyonu’nda yapmak üzere erteledik. Nehir turları 5 euro ile 10 euro arası değişiyor kişi başı. Ortalama 1 saat kadar sürüyor.
 Usce Parkı’nın içinde olan Planet Bike isimli yerden 2 saatliğine bisiklet kiraladık. 2 saati 400 dinar, 13.5 lira; 3 saati 550 dinar, 18.5 lira; tüm gün 600 dinar, 20 lira şeklinde. Belgrad’ın hemen hemen tamamı, özellikle new town kısmı bisiklet ağıyla kaplanmış. Şehirde bisiklet kullanımı çok yaygın. Biz de Usce Parkı’ndan Ada Ciganlija’ya yani Ada Lake‘e gittik. Ada Lake, Belgrad’ın yüzmeye uygun sahili olan, güzel barlar ve restoranlar bulunan, golf gibi sporların yapıldığı parkı bulunan çok güzel bir mekan. Ada Lake, Sava Nehri’nin ortasında bir ada. Adanın yine ortasında da bir göl var. İsmi Ada Safari. İşte bu gölde yüzülebiliyor. Ada Lake’e geçmek ve geri dönmek için bisikletinizle beraber, tekne firmalarına toplam 150 dinar, 5 lira veriyorsunuz. Bisikletsiz geçiş ise 100 dinar yani 3 lira civarı.
Dubalar Sahile Çok Yakın. Kısaca Deniz Gibi Bir Hava Yok. Halk Genel Olarak Güneşleniyor.

Bisikleti 2 saat kiralamak gibi bir hataya düştüğümüz için Ada Lake’te çok duramadık ve geri döndük. Belgrad’taki bisiklet yolu nehir boyunca sürüyor. Haliyle bir taraftan pedal çevirirken bir taraftan da nehri izlemek şehirdeki en keyifli aktivitelerden biri olabilir. Belgrad’ta bisiklet kiralamayı kesinlikle öneriyoruz. Bisikletleri verdikten sonra bir pekaraya daha gidip bir şeyler yiyip artık Saraybosna’nın yolunu tutma vakti gelmişti.

Sahil, Bisiklet Yolunda Güzel Köprüler Bulunuyor.
Hostellerden Özel Minibüs Kiralayabilirsiniz
 Hostel sahipleriyle konuşup bizi Saraybosna’ya götürecek bir minibüs kiraladık. Kişi başı 20 euro ödedik minibüse. Toplam 8 yolcu(5 kişi biz) rahat, rahat Saraybosna’ya geçiş yaptık. Hem de sınır kapısında uzun uzun beklemeden. Kaldığınız yere böyle bir şeyi sormanızı tavsiye ederim. Belki bir miktar pahalı oluyor ama değiyor.(En fazla 20-30 lira pahalı)
 Saraybosna yazısıyla görüşünceye dek. Hoşça kalın! 🙂

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin