Mostar Gezi Rehberi | Anatomi

0
1090

Saraybosna’da geçirdiğimiz iki güzel günden sonra, Bosna-Hersek’in en turistik şehirlerinden biri olan Mostar için yola koyulduk. Sabahın erken saatlerinde dairenin sahibi, bizi otobüs terminaline bıraktı. Balkan terminallerinde bütün otobüs firmaları için ortak vezneler var. Yani bizdeki gibi farklı firmalar, farklı vezneler açmamışlar. Bunu söylüyorum çünkü vezneden verilen bilgi; en yakın saatte herhangi bir firmanın, en ucuz bileti bilgisi oluyor. Farklı firmalardan daha ucuza alırım gibi bir olay, Balkan ülkelerinde yok.

 

Turistik Bir Şehir Mostar

Mostar, 100bin kadar nüfusuyla Saraybosna’ya göre çok küçük bir şehir.  Hal böyle olunca Mostar’a bir gün ayırmak, bizim için hatalı bir karar gibi görünüyordu. Fakat yanıldığımızı fark etmemiz çok sürmedi. Şehrin, diğer şehirlerde pek görmediğimiz farklı bir mimarisi var. 1460larda Osmanlı şehri olmasından sonra önemli mimari bir değişim geçirmiş. Öncelikle şehrin en önemli simgesi olan, Neratva Nehri’nin üzerine Stari Most yani Mostar Köprüsü inşa edilmiş. Zaten Mostar, ”köprüyü tutan” anlamına geliyormuş. Kısaca şehir, askeri bir öneme de sahipmiş. Sonradan farklı mimari kültürlerle evler yapılmaya başlanmış. Fransız, İtalyan, Osmanlı ve birçok mimari üslup, kozmopolit bir şekilde şehri süslemeye başlamış. Bu sebepten ötürü, şehrin ”old town” yani eski şehir kısmı; çok farklı, rafine bir turistik kaliteye sahip. Şehir geceleri de çok canlı. Birçok bar, meyhane var. Ayrıca geceleri köprünün altında konser de verilebiliyor.

 

Mostar Pahalı mı?

Bosna-Hersek’in turistik şehri olmasından ötürü, Saraybosna’ya göre nispeten daha pahalı. Özellikle köprüyü ve Neratva Nehri’ni gören mekanlar, şehrin geri kalanından biraz daha pahalı. Fakat bu ”pahalılık” göz korkutacak seviyede değil. Saraybosna’da bir yemek 10-15 lira ise burada 5 lira daha pahalı. Saraybosna’da 30-40 liraya ucuz hostellerde kalınabiliyorsa, burada 10 lira daha fazlasına kalıyorsunuz. Kısaca yine çok pahalı değil.

 

Mostar’a Ulaşım Nasıl Olur?

Yukarıda da biraz anlattığımız gibi, Saraybosna’daki otobüs terminallerinden otobüs kalkıyor. Yaklaşık her 2-3 saate bir, otobüs var. Otobüs bileti fiyatı 17,5 KM. Yani tam 35 lira. Yolculuk 2 ila 2buçuk saat arası sürüyor. Aynı şekilde Mostar’dan Saraybosna’ya, Mostar terminalinden her 2-3 saatte bir gidebiliyorsunuz. Fakat uyarayım, akşam 9-10 gibi seferler bitiyor. Öncesinde kontrol etmek gerekiyor. Eğer gidiş ve dönüş biletlerini beraber alırsanız, daha ucuza alıyorsunuz.

Otobüsle yolculuk çok güzel. Zira muhteşem manzaralar görüyorsunuz. Fakat trenle yolculuk daha da güzel. Saraybosna tren terminalinden Mostar’a ulaşabilirsiniz. Yaklaşık aynı sürede Mostar’a geliyor. Fiyatı da birazcık daha ucuz.

 

MOSTAR ANATOMİSİ

1. Gün

Saraybosna’dan Mostar’a giden otobüslere bindikten sonra, Mostar maceramız da başlamış bulundu adeta. Çünkü Saraybosna’dan Mostar’a gidene kadar tüm yol, harika manzaralarla sizleri büyülüyor. Eğer otobüs yolculuğu yapacaksanız; yolun ilk bir saati otobüsün sol tarafı, son bir buçuk saati otobüsün sağ tarafı, muhteşem manzaraları seyretmek için birebir. Büyük nehirler ve göller, özellikle sağ tarafta kalıyor.

Boğaz Köprüsü’ne Benzer Bir Köprü İnşa Edilmiş.

Velhasıl yaklaşık 2buçuk saat sonra Mostar’a vardık. Mostar terminaline 70 metre uzaklıkta olan Hostel Musala’ya gidip çantalarımızı attığımız gibi kendimizi de sokağa attık. İlk durağımız, Mostar köprüsü yolu üzerinde bulunan Karagöz Bey Cami. Karagöz Bey Cami, Mimar Sinan’ın yaptığı, şehirdeki iki önemli camiden biri. Caminin içerisinde çok eski bir el yazması Kuran-ı Kerim var. Görülmeye değer. Ayrıca caminin minaresine çıkabiliyorsunuz. Normalde çıkış paralı ama Müslüman turistlere incelik gösterip ücretsiz olarak çıkartıyorlar. Oldukça yüksek minaresinden Mostar şehrini izlemek keyifli ve bir o kadar da ürkütücü, yükseklik korkunuz varsa 🙂

 

Mostar’daki ikinci durak ise yine bir Osmanlı camisi olan, Koski Mehmet Paşa Cami. Neratva Nehri’nin yanında ve  Mostar Köprüsü’nün tam karşısında olan caminin bahçesi, Mostar’daki en iyi manzara izleme ve fotoğraf çekinme noktası olabilir. Buranın da minaresine(98 basamak) çıkılabiliyor ama yine paralı. Biz bir öncekine çıktığımız için bunu es geçtik. Belki Müslüman turistlere yine incelik gösteriyorlardır.

Caminin Bahçesinden Mostar Köprüsü Manzarası

Şehrin Simgesi Mostar Köprüsü

Boşnak dilinde Stari Most ya da Türkçe adıyla Mostar Köprüsü, şehrin pek tabii simgesi. Bu niteliği yanında, bu köprüyü meşhur eden başka olaylar da var. Mesela Srebrenica Katliamı sırasında, Hırvat topçular tarafından köprünün yıkılmış olduğu gerçeği. Böylesine önemli bir eser, medeni diye geçinen milletler tarafından yıkılınca tüm dünyanın da ilgisini çekmiş. Sonradan 2000li yıllarda özellikle de Türkiye’nin yoğun girişimleriyle köprünün yıkılan parçaları, soğuk Neretva Nehri’nden çıkarılıp restorasyona tabi edilmiş. 2004 yılında köprünün açılışı yapılmış. Mali anlamda en çok yardım eden ülke, 3 milyon euro ile İtalya olmuş. Türkiye’de 1 milyonluk yardımla en çok yardım eden ülkelerden olmuş ama manevi desteği, tüm Bosna’da biliniyor.

Ayrıca köprünün, yerel halkı için başka bir önemi de var. Sevdiği kızı almak isteyen delikanlı, bu köprüden atlayıp cesaretini göstermek zorunda. Yaklaşık 25 metreden metreden buz gibi Neratva sularına atlamak gerçekten cesaret istiyor. Para verip başkasını atlattıranlar da var dediler ama efsaneler her yerde oluyor 🙂

Köprünün iki tarafında bulunan müzede çalışan bir grup, çevreden para toplayıp burada atlayış gösterisi düzenliyorlar.  Mostar’da bu gösterilerden birini izlemenizi öneririm. Ayrıca yeni yapılmış köprüden de biraz bahsetmek gerekirse; köprü biraz fazla yeni. Yani aleladele bir köprü gibi duruyor. Şehrin tarihi dokusuyla maalesef uyumlu değil. Bu sebeple bizi de biraz hayal kırıklığına uğrattı.

 

Hediyelik Eşyalar için Mostar Çarşısı Şahane

Köprüyü geçtikten sonra Mostar’ın çarşısını adımlamaya başladık. Burada her yerde bir hediyelik eşya dükkanı var. Bu sebeple hediyelik eşya almak için burası şahane bir yer. Ayrıca çarşının kendisi de çok güzel. Eski yer taşları, eski binalar, eski dükkanlar. Mostar gerçekten güzel bir şehir. Çarşının hemen altında Neratva Nehri’ne inebiliyorsunuz. Buraya inip ayağınızı suya değdirmelisiniz. Ayrıca küçükçe bir sahilde yapmışlar. İsterseniz biraz güneşlenip biraz yüzedebilirsiniz. Tabii o soğuk suya dayanabilirseniz 🙂

Buradan sonra karnımız acıktığı için bir restorana girdik. Haliyle Balkan yemekleri her yerde aynı. Cevapcici, pljeskavicka, gulaş. Biz de cevapcici ve de sosis söyledik. Sosis yemeği de Balkanlar’a özgü. Almanya’daki büyük, domuz etinden yapılan sosisler; burada dana etinden küçükçe, köfte kıvamında yapılıyor. Çok farklı bir lezzet değil. Ayrıca Mostar’a özgü bir içeceği de burada tattık. İsmini hatırlamıyoruz ama ”B” harfiyle başladığını çok iyi hatırlıyorum. 🙂 Ayrıca şeker+limon+su gibi bir şey sanırım. Belki biraz da bal vardır. Serinlemek için içiyorlarmış.

Mostar’da Hristiyanlık

Mostar’daki Hristiyan nüfusu, Saraybosna’ya göre biraz daha fazla izlenimi veriyor. Mesela şehrin en büyük tepesinde kocaman bir haç işareti var. Geceleri ışıklandırılan haç, havada süzülüyor gibi duruyor. Ayrıca Mostar’da Fransisken mezhebinden insanlar da bulunuyor. Bu sebeple kocaman Fransisken Kilisesi bulunuyor. Şehirdeki en yüksek kule, bu Fransisken Kilisesi’nin kulesi.

Biz bu kiliseyi de gezdikten sonra hostele döndük. Hostelde biraz dinlendikten sonra geri dışarı çıktık. Yukarıda da bahsettiğim konserlerden birine denk geldik ve konseri izledik. Sonra da tüm akşam Mostar’ın keyfini çıkardık. Ayrıca tüm Balkanlar’da, kaldığımız hostellerde insanlara tarhana tattırıp onların tepkilerini ölçtük. Bununla alakalı da bir video yaptık. Buyrun buradan izleyebilirsiniz 🙂

 

Bosna-Hersek Hakkında Bazı Detaylar

Bosnalılarla konuşurken bazı detayları öğrendik onlardan.

  •  Sırbistan ve Hırvatistan basketbol takımlarındaki birçok oyuncu aslen Bosnalı. Bosna’da iyi bir basketbol altyapısı ve iyi takımlar olmadığı için oralarda oynuyorlar.
  •  Bosna’da hemen herkesin İngilizcesi çok iyi. Çünkü eski Yugoslavya eğitimi çok kaliteliymiş. Ayrıca yeni nesilde iyi derecede konuşuyor. Yeni nesil derken 12,13 yaşındaki çocuklar. İyi eğitim veriyorlarmış.
  •  Türk dizileri çok izleniyor. Herkes Ezel dizisinin hayranı. Hatta bir dönem Ezel dizisndeki Can karakteri sebebiyle, çocuklara ”Can” ismini koymuşlar.
  •  Bosna’da şehirler arası yollar çok kötü. Hepsi de eski Yugoslavya’dan kalma yollarmış. Yenileri yavaş yavaş yapılıyormuş.
  •  Sağlık sistemlerini hiç beğenmiyorlar. Çok şikayetçiler. Zira devamlı rüşvet dönüyor. Hatta Mostar’daki otelimizin sahibi Sasa, yeni doğan çocuğuna iyi bakım yapsın diye doktora, 1500 euro para vermiş. Her seferinde doktorlara hediye alarak gidiyorlarmış. 
  •  Yolda giderken eğer bir başkası radar görürse karşıdan geleni selektör yaparak uyarıyor. Tıpkı Türkiye’deki gibi.
  •  Yine Bosna polisi de biraz rüşveti seviyormuş.

Son olarak, şehirde bir tam gün kaldığımız halde, aklımıza hiç gelmediği için yapmadığımız bir şey var. O da şehir turu. Şehir turuyla beraber Blagaj Tekkesi, Pocitelnj ve de Kravice Şelaleleri’ni de gezebilirsiniz. Buralar da görülmeye değer.

Blagay Tekkesi

Böylece Bosna-Hersek anatomi yazılarını bitiriyoruz. Bosna-Hersek hakkındaki diğer yazılarda görüşünceye dek. Hoşça kalın 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin