Kotor Gezi Rehberi | Anatomi

Karadağ'nın İncisi Kotor Gezi Rehberi

0
741

Seyahate çıkmadan önce planlar yaparken, bizi en heyecanlandıran ülke şüphesiz Karadağ olmuştu. Yeşilliği, tarihi dokusu, küçük ama samimi bir koy havası veren şehirleri, daha oraya varmadan bizi cezbetmişti. Mesela Karadağ’ya gidince Adriyatik Denizi’ne girme şansımız vardı. Dünyanın farklı bir yerinde, farklı bir denizde yüzmek düşüncesi bile bizi sevindirmeye yetmişti. Zaten yurtdışına çıkınca deniz-kum-güneş tatili hayalleri, biraz suya düşer öğrenci için. İki farklı tatile para yetiştirmek zordur zira. Hal böyle olunca ikisini de aynı anda yapma şansı, bizim sevincimizi daha da katlamıştı. Fakat hızı alamayıp biraz fazla sevinmişiz. 🙁 Hayal kırıklıkları yaşatan ama yine de şöyle bir düşününce kendini sevdiren Karadağ’nın, gezi rehberi yazısına başlıyoruz. Belirtelim; üç şehre gittik. Kotor, Budva ve başkent Podgorica. Bu yazıda Kotor’u ele alıyoruz.

Karadağlılar Nasıl İnsanlar?

Karadağ insanı hakkında ilk göze çarpan şey, Genel Balkan halkına göre kendilerini daha Avrupalıdan saymaları. Avrupa Birliği ile süren müzakereleri ve de sonuca yakın olmaları sebebiyle, Hırvatistan’da yaşananlar burada da yaşanıyor. Yani biraz kendilerini üstünden sayma durumu meydana gelmiş. Bunun ötesinde Karadağlıların, diğer Balkan halklarına göre zeki ve politikacı olduğu gerçeği varmış. Bunu Boşnaklar ve Sırplar kabul ediyor. Srebrenica’da Sırpların yanında durarak paçayı kurtarmaya çalışmışlar. Sonrasında ise referandumla Sırbistan’dan ayrılma yoluna gitmişler. Tek cinlikleri bu değil. Ruslara topraklarının birçoğunu satmışlar. Sattıktan sonra da NATO ile yakınlaşarak, Rusları zorla ülkelerinden çıkarmışlar. Balkanlar’ın İngilizleri diyorlar Karadağlılara 🙂

Karadağ Pahalı mı?

Karadağ’nın para birimi Euro. Bu sebeple kursal bir avantajları var. Bunun ötesinde de Karadağ, diğer Balkan ülkelerine göre pahalı. Ortalama yemek fiyatları 20-25 lira. Sırbistan, Bosna-Hersek ve Makedonya’da yemek fiyatları ise 8-10 lira. Yani 2 kat pahalı. Yine konaklamak için de en ucuz fiyatlar 60-70 lira. Diğer ülkelerde 30 liraya birçok seçenek bulabiliyorsunuz. Fakat şu da bir gerçek ki Karadağ’nın birçok şehri turistik. Deniz kenarında Alanya, Bodrum, Marmaris gibi şehirleri var. Bu da pahalı olmalarında bir etken. Denize kıyısı olmayan başkentleri Podgorica, yine diğer Balkan ülkeleri standartlarında. Oldukça ucuz.

Karadağ’da İklim Nasıl?

Karadağ’da hava şartları genel olarak oldukça güzel. Şehirleri denize kıyıda olsa bile, çok hissedilir bir nem oranı yok. Hatta bu durum bizi oldukça şaşırttı. Deniz suyu sıcaklığı ise garip bir şekilde çok soğuk. Dışarı 35-36 derece iken denizin anlamsız soğunu hissettiğimizde, dumur olmuştuk. 🙂 Şimdiden belirtelim, kış ayları için uygun bir yer değil Karadağ. Yaz aylarında gitmek gerekiyor.

KARADAĞ ANATOMİSİ

KOTOR GEZİ REHBERİ

 1. GÜN

Bosna-Hersek’ten Karadağ’ya Geçme Sorunsalı

Sabahın erken saatlerinde, Mostar’daki hostelimizden ayrıldık. Hostelin sahibi, özel aracıyla bizi Kotor’a ulaştırdı. Bosna-Hersek’ten Karadağ’ya geçmek noktasında önemli bir sorun vardır bordo pasaportlulara. Zira Bosna’dan kalkan tüm otobüsler, Kotor’a varmadan önce Hırvatistan’ın bir şehri olan Dubrovnik’e uğrar. Hırvatistan’da vizeli olduğu için Bosna’dan Karadağ’ya geçmek imkansız gibidir. Burada birkaç seçeneğiniz var:

  1. Konakladığınız yerin sahibine sizi bırakmasını teklif edersiniz. Bunu birçok hostel sahibi yapıyor. 8 kişilik, amiyane tabirle Transporter tipi araçlarıyla sizi istediğiniz yere bırakıyorlar. Hem böylece sınırda çok beklemiyorsunuz hem de daha hızlı, daha konforlu oluyor. Fakat normale göre biraz fazladan para vermek gerekiyor. Yaklaşık 5 ila 7 euro arası fazla alıyorlar. (Biz 30 euro verdik.) Yolculuk 3 buçuk saate yakın sürüyor.
  2. Saraybosna’da bir otobüs terminali var. İsmi Lukavica Otobüs Terminali. Burada direkt Kotor’a giden otobüsler kalkıyor. Ama belli bir planları, programları gözükmüyor nette. Saraybosna’da kaldığınız yerin sahibine durumu açıklayıp kendisinin terminali aramasını istemelisiniz. Öncesinden haberdar olmanız gerekiyor. Yaklaşık fiyatı 40-45 KM arası. Yolculuk 6 saat kadar sürüyor.
  3. Mostar’dan, Karadağ’ya sınırı bulunan bir Bosna-Hersek şehri olan Trebinje şehrine geçin. Buradan Karadağ’nın bir şehri olan Herceg-Novi’ye otobüsle geçebilirsiniz. Herceg-Novi, Kotor’a 40 dk uzaklıkta. Fakat günde 1-2 adet otobüs kalkıyor. Eğer kaçırırsanız da taksi tutun. Taksi sizi Kotor’a kadar bırakmaz muhtemelen ama feribot iskelesine bırakır. Buradan feribotla karşıya, oradan da Kotor’a geçebilirsiniz. Taksi ortalama 30 euro tutar. Artık kaç kişiyseniz paylaşırsınız, feribotta ücretsiz 🙂 Yolculuk toplam 6-7 saat kadar sürüyor.

Güzel Bir Liman Şehri Olan Kotor

Velhasıl yukarıda anlattığım yöntemlerden 1. şıkkı seçerek Kotor’a vardık. Booking’ten rezervasyon ettirdiğimiz eski şehirdeki, Apartment Old Town Rustic isimli apartman dairesine gidip eşyalarımızı bıraktık ve direkt kendimizi dışarıya attık. Önce bir pekaraya(pastane)girip açlığımızı bastırdıktan sonra Kotor’un old town bölgesini yani eski şehrini keşfe çıktık. Kotor’u Kotor yapan, kesinlikle eski şehri. Kotor’un, küçük bir liman şehri için oldukça büyük bir eski şehri bulunuyor. Daracık sokaklarında kaybolmak, kiliselerini gezmek, saklı yerleri keşfetmek oldukça keyifli. Kaldığımız daire, eski şehrin ana giriş kapısına ve de şehrin en büyük meydanı olan Od Oruzja Meydanı’na (Silah Meydanı) yakın olduğundan buradan keşfe başladık. Meydandaki ilk dikkat çeken şey, 8. yüzyıldan kalma tarihi bir saat kulesi.

Od Oruzja Meydanı

Sağda solda tarihi binalara bakarak, mimarisi hakkında konuşarak, bir girdiğimiz sokağı bir daha bulamayarak gezindik. Zira bu dar sokaklar ve birbirine benzeyen binalar, nerede olduğunuzu tam olarak anlayamamanıza sebep oluyor. Sonrasında şehrin ikinci büyük meydanına geldik ve buradaki St. Tyriphon Kilisesi’ne geldik. Kiliseye giriş ücretliydi. Biz bu sebepten dışarıdan izlemekle yetindik. Çünkü hem bu gezimizde çok kilise görmüştük hem de kilisenin içine giriş için para alınmasını yadırgadık. Sergi kısmı için para alınabilir ama ibadethanelere giriş için para almak biraz garip doğrusu.

St. Tyriphon Kilisesi

Buradan da üçüncü bir meydana geçtik ve St. Nicholas Kilisesi’ne girdik. Buraya giriş ücretsizdi 🙂 Buranın hemen 20 adım önünde bulunan St. Luke Kilisesi ise bir Roma dönemi eseri. Bu iki kilise de fotoğraflanmaya ve de ziyaret edilmeye değer.

St. Nicholas Kilisesi
St. Luke Kilisesi

Doğrusu tek tek buraya girdik, şuradan çıktık diye anlatmak zor Kotor’u. Zira sadece eski şehirde gezinmek bile başlı başına bir kültürel aktivite. Yukarıda da belirttiğim gibi; dar sokakları, adım başı tarihi binaları sizi cezbediyor yeterince. Evlerin geneli panjurlu. Hatta panjurların genel rengi koyu yeşil. Birçok pencerenin dışında çiçekler var. Mesela bazı sokaklarda güzel enstantaneler de var:

Böylece eski şehri gezdikten sonra yeni şehri gezmeye ve sahilde yürümeye karar verdik. Bu arada eski şehirde yapılacak en önemli aktivite, Kotor şehir duvarına tırmanmak. Fakat biz bunu akşama doğru yaptık, çünkü akşam manzarası da çok güzel oluyormuş. Sahile inmeden önce, sahili biraz yukarıdan gören bir duvarın suruna çıktık. Duvarda oturan koca bir bez bebek var. Bu bez bebekle fotoğraf çekinmek, ”Ben Kotor’a gittim” demek oluyor 🙂

Surdan aşağı indikten sonra Kotor sahilinde bir yürüyüş yaptık. Sahil boyunca lüks yatlar demir atmış. Hatta ara sıra cruise gemileri de yaklaşıyormuş sahile. Ama biz denk gelemedik. Şehrin yeni şehir tarafında pek bir şey yok. Villalar, oteller, normal evler, sokaklar var.

Yosunlu ve Soğuk Denizi Yüzmemize Engel Oldu

Eski şehri gezip sahilde biraz turladıktan sonra daireye geçtik. Biraz bir şeyler atıştırıp dinlendikten sonra da yüzmek için sahile gittik. Kotor’un sahili taşlık. Ve de küçükce bir sahili var. Hava sıcak olmasına karşın, deniz suyu çok soğuk. Bunun ötesinde de aşırı yosunlu. Bu sebepten yüzmek, bizim için eziyete dönüştü. Biraz oyalandıktan sonra hayal kırıklığıyla geri daireye döndük 🙁

2000 Basamaklı Kotor Şehir Duvarı

Daireye dönüp denizin tuzunu üstümüzden silkeledikten sonra şehir duvarına çıkmaya gittik. Çıkış için merdivenin başındaki görevliye 3 euro veriyorsunuz. İsterseniz çantalarınızı bırakabiliyorsunuz görevliye. Zira yol uzun ve yorucu. Zaten başlangıçta uyarı yazıları var. Yavaş yavaş ve dinlenerek çıkmanızı söylüyor. Şehrin en dik yamaçlarından birine 2000 basamak çıkmak, her yiğidin harcı değil. Merdiven basamaklarının bir yerden sonra yanda koruyan duvarı yok. Var ama fazlaca alçak. Bu sebeple yükseklik korkusu olanlar için biraz zorlu bir tırmanış. Ama sonucuna değer.

Şehir Duvarı

Yol boyunca ara ara dinlenip şehri incelemek gerek. Her açıdan farklı bir güzelliği var. Duvarın ortalarında bir kilise var. Biz akşama doğru gittiğimiz için kapalıydı. Yine Roma döneminden bir eser. Kotor’a dair internette en çok dönen fotoğrafta, önde gözüken kiliseden bahsediyorum. Bu kiliseyi geçince daha bayağı bir yolunuz var. En sonunda tepeye çıktığınızda da harika bir Kotor manzarası, gözler önüne seriliyor.

Kotor Manzarası

Biz en tepeye çıktığımızda bizim gibi bir Türk arkadaş grubuyla karşılaştık. Hatta onlarla arkadaşlık kurup akşamı da beraber geçirdik. Fotoğraf çekinmeyi de ihmal etmedik elbette 🙂 Yukarıda da belirttiğim gibi akşam vakti manzarası da ayrı bir güzel. Eğer akşam olmadıysa ve de akşam olmasına az bir zaman varsa orada dinlenip beklemek, bu yazıdaki en büyük tavsiyemiz.

Kotor Akşamları Çok Canlı

Şehir duvarında akşamı ettikten sonra aşağı indik. O yorucu tırmanıştan sonra karnımız da acıkmıştı. Akşamı, eski şehrin dışında sahile sıfır olan bir mekanda geçirdik. Konoba Akustik. Hoş ama biraz da salaşca bir havası olan mekanda, klasik bir Balkan akşamı geçiriyorsunuz. Bir taraftan yemeğinizi yerken bir taraftan da akordeonlu, viyolonselli grup müziğini icra ediyor. Konoba Akustik önerebileceğimiz bir mekan. Yemek fiyatları genel olarak 5 ila 10 euro arası değişiyor ve isterseniz yarım porsiyon da alabiliyorsunuz. Bu da güzel bir artısı. Yine alkolsüz içecekler çok pahalı, alkollü içecekler çok ucuz. 🙂

Kotor’un eski şehri ise, sahiline göre çok daha canlı. Hemen hemen her sokakta bar, kulüp, meyhane var. Fakat şimdiden belirtelim, eski şehirdeki fiyatlar yeni şehre göre bariz pahalı. Ayrıca eski şehirde kalacaksanız, gece biraz zor uyku çekersiniz. Çünkü sabaha kadar eğlence devam ediyor. Sokaklarda dar olduğundan ve her yer birbirine yakın olduğundan, yüksek sesten zor uyuyorsunuz.

 

Böylece Kotor’da bir günümüz sona erdi ve Budva’nın yolunu tuttuk. Budva Gezi Rehberi yazısında görüşmek üzere. Hoşça kalın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin