Gezmenin Sağlığımıza Faydaları

0
2366

Geçen sene şubat ayında başladığımız yayın hayatımızda birçok yazı yayınladık. Gezdiğimiz yerleri yazıya döktüğümüz gibi ülkelerin de bizim için önemli olan tıbbi sorunlarını, o ülke için almamız gereken sağlık önlemlerini anlatmaya çalıştık. Ama sonradan fark ettik ki gezmenin sağlığımıza nasıl fayda sağlayabileceğinden bahsetmemişiz.

Biz ne yazalım diye düşünürken gördük ki gezmenin faydaları saymakla bitmiyor. Obezite üzerine etkileri, psikolojimiz üzerine etkileri, hormonlarımız üzerine etkileri. Bu yazıyı o kadar uzun yazabilirdik ki sıkıcı olmaktan korktuk doğrusu. Bizde sağlık alanında görev yapmayanları da düşünerek hemen herkesin genel kültürünü artıracak ve de olaya sağlık yönünden de baktıracak bir yazı hazırlamaya çalıştık.

İşte Önemli Gördüğümüz Noktalar

1) Daha Uzun Yaşayın

Kalbimizi ne kadar az yorarsak uzun yaşama ihtimalimiz de o kadar artıyor. Tıp bilimi gösteriyor ki hem dünyada hem de Türkiye’de kalp ve damar sistemlerinden kaynaklı ölümlerin oranı, bir sene içerisinde yaşanan tüm ölümlerin yaklaşık %45-50’si. Bu ölümlerin altta yatan sebeplerine baktığımızda ise 4 önemli unsur göze çarpıyor. Sigara, diyabet, obezite, sedanter yaşam yani hareketsizlik. Sigara konusunu gezme ile alakanlandırırsak çok bilimsel bir konuşma yapmış oluruz fakat diğer 3 şey için tıp biliminin en önemli tedavi önerisi egzersiz, hareket. İşte gezmek de burada devreye giriyor. Gezmek demek hareket demek, devinim demek. Spor salonunda da hareket edebilirim ki dediğinizi duyar gibiyim? Peki gezmenin seratonin ve kortizol üzerindeki etkisini duymak ister miydiniz?

2) Mucizevi Bitkiler de Neymiş? Siz Hiç Seratonini Duydunuz mu?

Serotonin hormonu sindirim kanalında, kan pulcuklarında, ve belki de en önemli olarak merkezi sinir sisteminde, yani beyinde bulunuyor. Kararında salgılandığında mutluluk, canlılık, zindelik hissettiren bir molekül olduğu için son zamanlarda oldukça popüler serotonin. Bir çok keyif verici maddenin vücuttaki etki mekanizması serotoninin etkisini taklit etmek, antidepresan ilaçların büyük bir kısmı da aynı mekanizmayı kullanıyor. Eksikliğinde bir çok hastalığın görüldüğü serotoninin nasıl mutluluk hissi verdiği tam aydınlatılamamış olsa da, işe yaradığı kesin. Gezmek, serotonin seviyelerini arttırarak hem size mutluluk veriyor hem de depresyondan korunmanızı sağlıyor. Anksiyete düzeyinizi azaltıyor, migren ağrılarınızı hafifletiyor, hatta sindirim kanalındaki etkilerinden dolayı mide bulantılarınızı bile kesebiliyor. Dışarıdan ilaç yoluyla takviyeler hiçbir zaman vücudun kendi üretimine denk olmuyor, gezerek siz vücudunuzu doğal yollarla serotonin salgılamaya davet ediyorsunuz ve sağlıklı bir şekilde yüksek düzey serotoninizi sürdürüyorsunuz.



3) Stresle Baş Edin

Beynimiz vücudumuzun orkestra şefi malum. (Son çalışmalara göre gizli bir orkestra şefi daha var. Bağırsaklar 😊) Bir şeyi dert ettiğimizde, üzerinde çok düşündüğümüzde beynimiz böbreküstü bezlerimize sinyal göndererek kortizol hormonu üretimini uyarıyor. Önemli bir stres hormonu olan kortizol, yağlardan ve proteinlerden glikoz üretimini sağlayarak kalbe ve kaslara kan akımını artırıyor ve bizi dinç tutuyor. Buradan bakınca çok önemli bir işlevi olan kortizole uzun süre maruz kalmak, bize yarar sağlamaktan çok zarar veriyor. Gezdiğimiz ve kafamızı dağıttığımız zaman kortizol hormonu vücudumuzda azalıyor, vücudumuz artık stres etkeni tarafından uyarılmıyor ve rahatlama hissi oluşuyor. Tabii bu durum vücudumuzda rahatlamayla beraber sindirim sistemimize etkilerinden tutun da birçok fonksiyonel işlevlerimize kadar fayda sağlıyor. Kısaca gezmek, kortizol ve stresi kontrol altında tutmak adına en iyi yöntemlerden birisi.



4) Psikoloji ve Gezi

Burada size her yerde duyduğunuz o klasik; gezelim, mutlu olalım, psikolojimizi düzeltelim gibi gerçeklikten, daha doğrusu gerçekleştirmekten uzak olan şeylerden bahsetmeyeceğiz. Hani hepimizin bildiği bir söz öbeği var. Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı? Bu soruya bizim ülkemizde verilen cevap genel anlamda çok gezen şeklindedir. Sebeblerine girmiyoruz zira biliyorsunuz 😉 Fakat çok gezmek cidden bilgiyi, farkındalığı artırmıyor mu?

Tıp biliminin en önemli alt dallarından biri olan psikiyatri bilimi, Dunning-Kruger Etkisi denilen bir gerçeği gözler önüne serdi. Bir insan ne kadar az şey biliyorsa, o kadar çok yorumda bulunuyor ve o kadar çok şey bildiğini zannediyor. Madem gezmek bilgi birikimimizi artırıyor, o zaman Dunning-Kruger Etkisi’ni gösteren tabloda ”bilgili insanlar” grubunu neden biz oluşturmayalım? En azından Avrupa’da böyle, bakın Amerikalı insanlar şöyle derken boşa konuşanlardan olmayız. 😉 Ayrıca bu durum insana gerçek manada özgüven katıyor ve de psikolojisi üzerine yarar sağlıyor.

Sizin de fikirlerinizi, planlarınızı duymak isteriz, yorum yapmayı unutmayın. Yazımızı beğendiyseniz Facebook ve İnstagram sayfalarımızı takip ederek bize destek olabilirsiniz. Görüşmek üzere.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin