Ata’nın Şehri Selanik | Anatomi

0
1286

’’Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir.’’

Benim bu eşiği aşmam 3 yılımı aldı. Yazları taş çatlasa 1 ay tatilimiz olduğunu diş hekimliği okuyan, okumuş olan,kıyısından köşesinden bir şeyler duymuş olan herkes bilir. İnsan bir süre sonra şikayet etmeyi bırakıp bu süreyi en etkili nasıl değerlendirebilirim diye düşünmeye başlıyor. 2017 Ağustosunda en yakın arkadaşımla INTERBUS sayesinde 20 günde tamı tamına 18 ülke 27 şehir gezdik. Bu belki de hayatınızda bir kez yaşayacağınız türden bir macera. Her gün başka bir şehre gözlerinizi açmak, her gün başka bir yerin sokaklarında kaybolmak, bir sürü anı ve dost biriktirmek gerçekten muazzam bir durum. En ilginç yanıysa döndüğünüzde bambaşka bir insan olduğunuzu keşfetmek. Herkes fırsatı çıktığı zaman arkasına bile bakmadan böyle bir maceraya atılmalı.


’’Seyahat etmek sadece bir yerden bir yere gitmek anlamına gelmez.’’

O şehrin sokaklarında yürümeli, insanlarıyla konuşmalı, yemeklerini yemelisiniz. İşte o zaman bir miktar da olsa kendinizi oraya ait hissediyorsunuz. En önemlisi de gezdiğiniz yerin tarihi hakkında fikir sahibi olmak. Gözünüze çarpan her binada ,gezdiğiniz tarihi mekanlarda ,o şehrin mimarisinde hepsinin altında merak uyandırıcı bir tarih yatıyor. Bilmiyorum bu belki de yalnız benim ilgimi çekiyordur. O yüzden yazılarımda bol bol tarihi bilgilere de yer vereceğim. Umarım fazla sıkmam 🙂

Not: Gittiğim her yerde en fazla birkaç gün kalma fırsatım olduğu için size en hızlı şekilde bir şehir nasıl gezilir, neler yapılabilir, mutlaka gidilmesi gereken yerler, yenilip, içilmesi gereken şeylerden bahsedeceğim. İyi eğlencelerr 🙂




Mavi beyaz ülkenin kültür başkenti Thessaloniki

Selanik; Yunanistan’ın başkenti Atina’dan sonraki en büyük 2. şehri. Aynı zamanda ülkenin kültür başkenti. Selanik görür görmez hayran kalınan şehirlerden biri değil maalesef. Beton yığınını andıran binalarıyla ilk görüşte iyi bir izlenim bırakmasa da gezdikçe sevilen bir yer. Beton yığını dediğime bakmayın onları bile grafitilerle süsleyerek muhteşem bir sokak sanatı yapmayı başarmışlar.

Thessaloniki Kelimesinin Kökeni

Yunanca ’’Thessalos’’ ve ‘’Niki’’ kelimelerinden oluşup ’’Thessalian Zaferi’’ anlamına gelir. Kral Filip; kızının bu zafer gününde doğması üzerine ona ’’Thessaloniki’’ adını vermiş. Makedon Prensesi Thessalonike aynı zamanda Büyük İskender’in kız kardeşi. M.ö. 315 yılında Makedonya Kralı Kasandras kurduğu şehre eşinin adı olan ’’Thessaloniki’’ demiştir. Günümüzdeyse kısaca ’’Salonika’’ olarak telaffuz ediliyor.





Şehrin Türk Tarihi Açısından Önemi

Selanik’in tarihi 2 bin yıldan fazlasına dayanıyor. Antik çağ, Roma İmparatorluğu, Bizans, Osmanlı İmparatorluğu ve modern Yunanistan’a kadar varlığını sürdürmeyi başarmış olup, aynı zamanda zengin bir kültürel mirasa da sahip. Osmanlı döneminde de büyük önem taşıyan şehir; 1387 yılında Osmanlı egemenliğine girmiş, 1912 Balkan Savaşları ile elimizden çıkmış. 1917 ‘de ise ‘’Selanik yangını’’ gerçekleşmiş, şehrin %32’si bu olayda kül olmuş. Özellikle Yahudi ve Türk mahalleleri yanmış, önemli sayıda Osmanlı yapısı yok olmuş. 1923 yılındaysa Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi gerçekleşmiş. Bu durum Balkanlarda yaşayan Türkler üzerinde hala unutulmayan derin kırgınlıklar yaratmış.

Genel Yargı

Selanik’e giden herkesten az buçuk aynı cümleleri duyarsınız :
-Bir gün ayırsan yeter.
-Gezecek pek bir yer yok zaten.
-İzmir, Kordon’un aynısı.

Doğruluk payı içerse de Selanik bunlardan çok daha fazlası. Rotamız gereği bizde maalesef yalnız birkaç gün ayırabildik 🙂 Selanik denince ilk akla gelen şeylerden biri de ’’Ata’mızın’’ orada dünyaya gözlerini açmış olması. Bence sırf bunun için bile Avrupa turunuza katmanız gereken bir şehir Selanik. Tarih kokan sokakları, her sokağının bir şekilde denize çıkması, sıcakkanlı insanları,eğlenceli gece hayatı ve Yunanistan’ın en hareketli şehri olmasıyla görmeye değer bir yer.



Selanik Pahalı mı ?

Pahalı ya da ucuz olması biraz size bağlı aslında. Şöyle anlatayım. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz yıllarda Yunanistan’ da büyük bir ekonomik kriz yaşandı. KDV oranları %24’e kadar fırladı. Bundan ötürü fiyatlar biraz fahiş. Ama ciddi anlamda pazarlığın döndüğü bir yer. Zaten Türk’üm deyince bile fiyat biraz iniyor. Fiyatı beğenmeyip yürümeye devam edin, hemen arkanızdan bağırıp fiyatı tekrar düşürüyorlar. Yani en azından süreç bende bu şekilde işledi 🙂 Anlayacağınız bu işin sırrı sıkı pazarlıktan geçiyor.

Ortalama :
Su (büfe ve küçük marketlerde) – 0.50 cent-1 euro
Kahve–2-4 euro (arka sokaklarda güzel yerler bulabilirsiniz, sahile yaklaştıkça fiyat 8-9 euro civarına kadar çıkabilir)

Ladadika bölgesinde mezeli, alkollü, deniz ürünlü bir yemek – 15-20 euro civarı (ortalama bir mekanda)

Ulaşım içinse yürümeyi tercih edin derim. Şahsen ben öyle yaptım. Gezilecek yerler birbirine oldukça yakın zaten. Maddi olarak da bir seyahatte verilebilecek en kolay tavizlerden biri oluyor, önemli bir konu 🙂

İnsanlar ve Yaşam

Yunanistan’ın genelinde hakim olan bir durum Selanik’te de göze çarpıyor Siesta. Şehre girdiğiniz an neden kimse yok, niye terk edilmiş gibi istemsizce tepkiler verdiren olay. Evet çok ilginçtir ki öğleden sonraları işyeri, dükkan ne varsa kapatıp evlerine gidiyorlar. Öğle saatlerinde şehir tam bir ölü. Akşama doğruysa tekrar açılmaya başlıyor, adeta şehir yeniden canlanıyor. Tuhaf tarafı eczane ve hastanelerinde bu duruma tabi olması. 15.00 oldu mu açık bir yer bulmak imkansız. Nöbetçi hastane aramak durumundasınız.

İnsanlarıysa oldukça kibar, misafirperverler. Türk lafını duydukları an nedendir bilinmez bir sempati oluşuyor ister istemez. Belki komşuluğumuz, benzer kültürlerimiz veya geçmişteki ilişkilerimiz buna yol açıyor olabilir. Fiziksel olarak bile o kadar benziyoruz ki; insanların yüzlerine bakınca ne dediğimi anlayabilirsiniz.

Selanik’te İklim

Her mevsim ziyarete uygun olan ılıman bir iklim mevcut. Yaz aylarında gezmek için bir miktar bunaltıcı bir sıcağın olduğunu söyleyebilirim. Ama sadece gezip görmek değil de denize girmek gibi planlarınız da varsa yaz ayları mükemmel tercih. Gitme fırsatım olmasa da ’’Halkidiki Sahilleri’’ bu planlarınız için en ideal destinasyonlardan birisi.



Yeme-İçme

Yemek kültürü bize en yakın olan Avrupa şehirlerinden biri Selanik. O yüzden birçok şeyin tadı bizimkilere benzer. Gezerken birçok yerde Türk kahvesi içen insana rastlayabilirsiniz.
Mutlaka denemeniz gerekenler:

Yunanlıların meşhur soğuk kahveleri ’’Frappe’’ → insanların elinden düşmeyen bir içecek

Yunan rakısı ’’Ouzo’’ → bizim rakının Yunan versiyonu

Kavala kurabiyesi → bademli un kurabiyesi




Selanik | Anatomi

Atatürk Evi

İlkokul yıllarından beri beynimize kazınmış bir cümle var ki ’’Atatürk,1881 yılında Selanik’te doğmuştur.’’ . İşte bu cümle ve gözümüzde canlanan o pembe ev. Dışarıdan bakınca hala aynı, o hep fotoğraflarda gördüğümüz gibi. İçiyse biraz insanın canını acıtıyor, restore edilmekten pek bir ruhu kalmamış ama yinede ister istemez insanın gözlerini dolduracak güçte hala.

1953’ te müze olarak açılan ev günümüzde halen yılda 50.000’ den fazla ziyaretçiye kucak açıyor. Aynı zamanda yan tarafında Türkiye Cumhuriyeti Selanik Başkonsolosluk binası bulunuyor.

3 katlı evin odalarındaki tüm eşya, mobilya ne varsa çıkarılmış. Bomboş bir oda. Duvarları Atatürk ile ilgili yazı ve fotoğraflarla dolu. Fotoğraf sergisi gezer gibi geziyorsunuz evi. Ortadaki camekanların içindeyse Atatürk’ün şahsi eşyaları ve evin restore edilmeden önceki halinin maketi var. Kayda değer olan tek şey Atatürk’ ün balmumu heykeli. Evin en rağbet gören kısmı da burası zaten.

Evin avlusundaysa Ali Rıza Efendi’nin diktiği bir nar ağacı var. Günümüze kadar gelmiş, restore edilemeyecek, kalan tek gerçek şey belki de. Evin karşısındaysa şirin bir hediyelik eşya dükkanı var. Magnet almak için oldukça uygun bir yer. Pazartesi günleri kapalı olan müze, diğer günler 10.00-17.00 arası ziyarete açık. Girişlerse ücretsiz. Çıkışta da mutlaka ziyaretçi defterine bir şeyler yazın derim 🙂




Beyaz Kule

Şehrin en önemli simgelerinden biri olan kulenin Yunanca adı ’’Lefkos Pyrgos’’. Günümüzde müze olan kule en çok ziyaret edilen turistik yerlerden biri. Kulenin mimarının Mimar Sinan olduğu rivayetler arasında olsa da net bir bilgi yok. Kule; Osmanlı zamanında kale, garnizon, zindan gibi birçok amaçla kullanılmış. Kullanılan amaca göre de halk arasında çeşitli isimlerle anılmış; ’’Aslan Kulesi’’, ’’Yeniçeri Kulesi’’ gibi.Kule zindan olarak kullanılırken Sultan 2.Mahmud’ un emri üzerine zindandaki herkes kılıçtan geçirilince adı ’’Kanlı Kule’’ olarak anılmaya başlanmış.

Osmanlı zamanlarında dış cephesi siyah olan kule; 1912 Balkan Savaşlarıyla Yunanistan’ın eline geçince vaftiz amaçlı beyaza boyanmış. Geçmişin izleri ne kadar kapanmaya çalışılsa da zamanla boya dökülüp kule eski halini almış. Kulenin adıysa ’’Beyaz Kule’’ olarak kalmış.
Kulenin içinde Selanik tarihini anlatan bir müze var. 6 katlı müzeyi gezdikten sonra kulenin tepesinden şehri panaromik olarak seyredebiliyorsunuz.



Aristoteles Meydanı

Selanik’in ana meydanı. 1917 yılında çıkan büyük yangından sonra Fransız mimar Ernest Hebrard tarafından tasarlanmış.Görsel olarak göz dolduran bir meydan özellikle akşamları ışıklandırmasıyla daha da büyüleyici bir hal alıyor.

Meydan; siyasi mitingler, karnavallar, festivaller, yılbaşı kutlamaları gibi birçok etkinliğe ev sahipliği yapmakta.Ayrıca meydanın çevresi kafe, bar, restoran, kitapçı, banka, otel, alışveriş mağazası gibi her yaş grubuna uygun insanın keyifle vakit geçirebileceği mekanlarla dolu.





Ladadika Bölgesi

Eğlence denince Selanik’te akla gelen ilk yer. Selanik’in kalbi resmen burada atıyor. Trafiğe kapalı olan bölge restoran, bar ve tavernalarla dolu.Açık havada canlı Yunan müzikleri eşliğinde Ouzo’nuzu yudumlarken keyifle yemek yiyebileceğiniz bir yer.





Palati ve Akron en ünlü restoranlarından. Ben tercihimi Palati’den yana kullandım. O gece çalan müzisyen de Türk olduğumuzu öğrenince İzmir Marşı ve türkülerimizden birkaçını söyleyerek büyük bir incelik göstermişti. Onun dışında Yunan müzikleri ve etrafta sirtaki yapan Yunanlıları izlemek bile çok keyifliydi.





Bir akşamınızı mutlaka buraya ayırın derim 🙂

Gidilebilecek Alternatif Lokasyonlar

  • Yedi Kule
  • Kordon Boyu
  • AgiaSofia
  • YorgoRotundası
  • Galerius Kemeri
  • Aya Dimitri Kilisesi
  • Bizans Kültürü Merkezi
  • Selanik Yahudi Müzesi
  • Selanik Arkeoloji Müzesi

Yapmadan Dönmeyin !!!

  • Kordon’ da tur atın.
  • Ardından iskelede oturup denizi seyredin.—– Gitar çalan gençler, balık tutan insanlar, oturup sohbet eden gruplar… ve adınızı o iskelenin bir yerlerine kazıyın 
  • Atatürk’ ün doğduğu evi görün.
  • Beyaz Kule’ nin önünden kalkan teknelerle tura çıkın.
  • Ladadika’ da bir gece geçirin.
  • Uzo için.
  • Frappe’nin tadına bakın.
Fotograflar: Serdar Öztemiz, Ayça Dehneliler

Sizin de fikirlerinizi, planlarınızı duymak isteriz, yorum yapmayı unutmayın. Yazımızı beğendiyseniz Facebook ve İnstagram sayfalarımızı takip ederek bize destek olabilirsiniz. Görüşmek üzere.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin