Türkiye’de Doktor Olmak ve Başka Ufuklar

0
673

Yuval Noah Harari’nin Sapiens‘inde de bahsettiği gibi, türümüz, yani Homo sapiensaslında var olmayan şeyleri algılayabilen, düşünebilen tek canlı. Sapiens “zeki” demek. Biz, zekamızı kullanarak aslında var olmayan devletler, sınırlar, milletler, inanışlar, tabular oluşturmuşuz. Aslında bu, kökenimiz olan avcı toplayıcı yaşam tarzına aykırı bir tutum, binlerce yıl önce yaşayan insanları toprağa sabitleyen bir neden yoktu. Sapiens‘e göre Türkiye, milletimiz, yaşadığımız şehir aslında bizim kurgularımız. Biraz düşününce günümüz algısına aykırı gelse de, Harari’ye hak verirken buluyoruz kendimizi. 



“Doğduğun ülkede büyür, çalışırsın” fikrinin günümüzün globalleşen dünyasında yeri yok. En büyük şirketlerin CEO’larının yabancı uyruklu olduğu, İnstagram üzerinden bile dünya çapında başarının yakalanabildiği bu çağda hekimlik de ülke sınırlarını tanıyan bir kavram olmaktan giderek uzaklaşıyor. Haliyle bir çok Türk hekim, dil bariyerlerini aştıktan sonra global seçeneklerini de değerlendiriyor.

Bu konuda önce ülkemizden başlayalım. Türkiye doktorları, her ne kadar ülkenin dört bir yanında tıp fakülteleri açılmış olsa da, hala 2 milyondan fazla öğrencinin yarıştığı sınavlarda ~%0.5’lik dilimin içinden yetişiyorlar. Tıp eğitimi oldukça masraflı bir olay (yaklaşık 1 milyon ₺ maliyetinde.) ve Türkiye’de devlet üniversitelerinde örgün eğitimin ücretsiz olması bu konuda büyük bir avantaj.  Mezun olan bu hekimler, söylentilere göre dünyanın en zor sınavlarından biri olan “Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS)”‘ alarak uzmanlık eğitimi görüyorlar ve çoğunlukla 10 yıl kadar süren bu çok zorlu eğitim furyasından sonra bir uzman doktor yetişmiş oluyor. Türk hekimler bu zorlu eğitimleri tamamlayan, tam donanımlı hekimler. 

Türkiye’nin en bilinen doktorları

İstihdam sorununun bir realite olduğu ülkemizde tıp fakültesi mezunları, mezun olur olmaz bir devlet kurumunda çalışmak üzere atanıyorlar. Yani “meslek garantisi” var. Bu durum Almanya, ABD gibi gelişmiş ülkelerin çoğunda geçerli değil.

Hekimler Türkiye’de kıdem derecesine göre bakıldığında en çok kazanan devlet memurları arasında. Bu durum Türkiye’ye özgü olmayıp dünya genelinde kabul görse de, olumlu yönlerden biri kabul edilmeli. Ama neresinden bakarsak bakalım, dünyaya kıyasla Türkiye’de doktor maaşları zayıf. 



Türkiye’de doktor olmak, bundan birkaç on yıl öncesine kadar olabildiğince prestijli bir durumdu. Günümüzdeyse gerek doktorların çoğalması, bilgiye erişimin kolaylaşması, gerek ilaçların yaygınlaşması bu prestiji sarsmaya başladı. Yine de bu prestij bir süre daha korunacak gibi duruyor, çünkü sağlığı koruyabilmenin kutsallığına inanç hala sağlam.

Yukarıda bahsettiklerimiz Türkiye’de hekimlik icra etmek için olumlu yanlar. Peki madalyonun diğer yüzü ne durumda? 

Prestij, ideal olarak doktorlar üzerine düşeni hakkıyla yaparsa geri kazanılmaya devam edilebilir ancak bu günümüz Türkiye’sinin bir sorununu daha ortaya çıkarıyor: hasta popülasyonu. Bir doktorun ona başvuran her hastasından ayrıntılı öykü alması ve her hastasına detaylı olarak tüm vücudu kapsayan bir fizik muayene yapması beklenir, en azından tıp fakültelerinde söylenen budur. Fakat bir poliklinik doktorunun mesai saatleri içerisine 70’ten fazla hasta bakması beklenirse, doktor sadece hastanın şikayetlerine odaklanmak durumunda kalır, bu da gözden kaçan detaylar ve belki de yanlış tanı demektir. Yanlış tanı koyan bir doktorun o hasta ve hasta yakınlarının gözünde bir değeri kalmadığını söylemek abartı olmaz.



Bir doktorun günde 70 hasta bakmasının verdiği fiziksel ve mental yorgunluğun bir karşılığı olması gerekir. Doktor maaşları her zaman tartışma konusu olmuştur, toplumun büyük çoğunluğu doktor maaşlarını hayli fazla buluyor. Ama meselenin içi doktorları yakıyor, doktorlar meselelere objektif yaklaşmayı ilke edinmişlerdir ve istisnaları olmakla birlikte Türkiye’de doktor maaşları açıkça verilen emeği karşılamamakta; 2018’de açıklanan resmi olmayan yeni verilere göre uzman doktor maaşı 5924₺ (döner getirileri katılmadan)Uluslararası mecrada gelirler yıllık hesaplandığı için bu rakamı 71000₺, yani 18.500$/yıl olarak değerlendirebiliriz. Bu rakamı dolar cinsinden hatırlamaya çalışın.



Ayrıca Türkiye’de pratisyen hekime verilen değer maalesef çok az. Türkiye’de uzman hekim/pratisyen hekim oranı neredeyse 2, yani pratisyenlerin iki katı kadar uzman hekim var. Aile hekimliği ve birinci basamak sağlık merkezlerinin faal olmasını bekleyen bir sağlık sisteminde bu oran pek mantıklı değil. Hastalar pratisyen hekimlerin görüşlerini pas geçerek üçüncü basamak hastanelere direkt başvuruyorlar ve bu durum üçüncü basamakta çalışan hekimlerin hasta iş yüküne doğrudan yansıyor. Yani hasta popülasyonu sorunu da çözümsüz kalmaya devam ediyor. 

Tüm bunlar Türkiye’de doktor olmayı zorlaştıran ve birbirini besleyen kısır döngüler. Bu döngüler oldukça Türkiye’de doktor olmak daha da zorlaşacak. 

İlk paragrafta da bahsettiğimiz gibi, evet devlet sınırlarının varlığı artık bir gerçek ama bu onları aşılamaz yapmıyor. Türkiye’de hekimlik icra etmek istemeyenler için seçenekler elbette mevcut. En popüler olanlarından biraz bahsetmek istiyoruz; 

Özgürlüğün Ülkesi Amerika 🇺🇸 



Amerika, “United States Medical Lİcensing Examination (USMLE)” adını verdikleri bir sınav bütünü ile dünyanın her yerinden hekimlere Amerika’da eğitim alma ve çalışma hakkı tanıyor, aynı sınavı Amerikan vatandaşları da alıyorlar. USMLE, 3 aşamadan oluşuyor ve tüm aşamalarını almak 5000$’dan fazla tutuyor. Neyse ki sınavı almak için henüz tıp fakültesinde okuyor/yeni mezun olmuş olmanız gerekmiyor, zorunlu görev için atandıktan sonra ya da TUS ile bir alana yöneldikten sonra da USMLE için hazırlanmak mümkün, böylece sınavın ekonomik yıpratıcılığı da bir nebze olsun azalmış oluyor. 

usmer, USMLE konusunda fikir edinmek için iyi bir kaynak. 



Amerika için şansa dayalı bir diğer seçenek ise Green Card başvurusunda bulunmak. Green Card, Amerika’da sürekli oturma ve çalışma izni alabilmenizi sağlayan bir çekiliş sistemi. Başvurular arasından her yıl 55000 kişi Green Card almaya hak kazanıyor. Başvuru yapabilmek için çok çeşitli kategoriler ve gereksinimler var, bu noktada özel bir kategori de hekimleri ilgilendiriyor: Green Card Through a Physician National Interest Waiver. Bu kategori kısaca şu anlama geliyor: Hekimlik, Green Card başvurularında EB-2 denilen “üst düzey yetenekli çalışanlar ya da ileri derece meslekleri olanlar” grubuna giriyor. Standart bir EB-2 başvurusu, Amerika’dan başvuru öncesi bir iş teklifi almanızı ve İşçi Belgesi’ne sahip olmanızı gerektirirken; National Interest Waiver(NIW) olarak başvurduğunuzda Amerika’ya bir fayda sağlayacağınızı göstererek bu gereksinimi atlatabiliyorsunuz. Bunu göstermek için istenilen bir ton belgeye ve diğer bilgilere bu linkten ulaşılabilir. 



Peki Amerika’da doktorların gelirleri ne kadar? İşin can alıcı kısmı maalesef burası çünkü rakamlar incelendiğinde Türkiye’de doktor olmak ABD’ye kıyasla neredeyse bedava. Uzman doktorların gelirleri ortalama 316.000$/yıl. Pratisyen hekimler ise 215.000$/yıl kazanmakta. 

Dünyanın en ünlü hastanelerinden Cleveland Clinic.

Alamancı olmak 🇩🇪 

Alman toplumu ve bizler arasında yılların muhabbeti var o yüzden Almanya, uzmanlık yapmak için iyi bir seçenek. Almanya’nın aradığı ise C1 düzeyinde Almanca seviyesinde hazırlanmış “Fachsprachenprüfung” denilen korkunç isimli bir tıbbi dil sınavı. Bunun için birkaç seneyi aile hekimi olarak çalışırken dil kurslarına giderek, B1 seviyelerinden sonra da Almanya’da bir dil kursunda pratiğinizi ilerleterek yol almanız mümkün. Zorlu bir yol fakat kesinlikle yapılamaz değil. Hele ki Almanca tabanınız varsa, oldukça makul bir seçenek haline geliyor, Almanya’da uzmanlık eğitimi almak ve çalışmak.



Bu ekşisözlük entrysini okumak bir çok soru işaretini giderecektir: (@fayfim/#61869242) 

Dünya sıralamasında 22.  olan Almanya’nın en prestijli hastanesi: University Clinic Heidelberg

Almanya’daki doktor maaşları yine Türkiye’nin kat kat üzerinde olsa da Amerika’yı yakalayamamakta: Almanya’daki uzman doktorlar yaklaşık 82.000$/yıl kazanıyorlar. 

Kanada 🇨🇦 

Kanada da uluslararası tıp öğrencilerini/hekimleri kabul eden ülkelerden. Öncesinde Türkiye’de pek dikkat çekmeyen bu seçenek 2014’ten beri Türkiye’de de popülerlik kazanıyor. 



Ülke, bu yılın sonuna kadar Medical Council of Canada Evaluating Examination(MCCEE)” isimli bir sınav ile adayları Kanada’da test ediyordu. Bu elbette adaylara Kanada’ya gitmek için yüklü miktarda külfet demekti. Bu durumu aşmak için Kanada 2019’dan itibarenMedical Council of Canada Qualifying Examination (MCCQE) ismindeki, Kanada dışında 80 ülkede daha yapılacak olan yeni sınav sistemini uygulayacak. Bu da Kanada’ya gitmek için yapılan masrafların büyük ölçüde azalması demek. Sınav başvuru ücretleri ise ABD’nin sınavları olan USMLE’ye göre zaten daha ekonomik, yani Kanada ABD’den de avantajlı bir seçenek olmaya başladı. 

Oldukça adil ve her kültüre saygılı olmalarıyla bilinen Kanada halkının içine karışmak kulağa hoş gelen bir seçenek 🙂 Üstelik doktorlar oldukça tatmin edici miktarlar kazanıyorlar Kanada’da; uzman doktor maaşları yaklaşık 330.000 ABD$/yıl.



Humber River Hospital.
Shriners Çocuk Hastanesi.

Türkiye’den çalışma denkliği almanın mümkün olduğu bir çok ülke var ve devam yazılarında da oraları ele alacağız. Sizin aklınızda neresi var? Türkiye’de kalmak mı istiyorsunuz; öyleyse sizi bağlayan sebep ne? Yorumlarınızı bekliyoruz. 

Sonraki yazılarda görüşmek üzere! 🙂 



Sizin de fikirlerinizi, planlarınızı duymak isteriz, yorum yapmayı unutmayın. Yazımızı beğendiyseniz Facebook ve İnstagram sayfalarımızı takip ederek bize destek olabilirsiniz. Görüşmek üzere.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen buraya isminizi girin